Türkeli’nin Tarihi

Anadolu’nun Türkleşmesinden sonra bu coğrafyanın tamamının Türk kültür unsurlarıyla donatıldığını görmekteyiz. Özellikle Kuzey Anadolu Bölgesinin dolayısıyla Sinop ve çevresinin Türk fetihlerinden sonra ebedi yurt haline geldiği görülür. Bu bölge fetih edildikten sonra bir daha Türklerin elinden çıkmamış, düşman işgali yaşamamış nadide yurt köşelerinden biridir.

Sinop ve çevresi tetkik edildiğinde karşımıza çıkan hanlar, hamamlar, medreseler, kervansaraylar, mescitler, imarethaneler, camiler, tekkeler bizim bu iddialarımızı doğrular niteliktedir. Sinop, Karadeniz’in önemli bir ticaret limanı olması nedeniyle tarihin değişik dönemlerinde ticaretle uğraşan devletlerin uğrak yeri olmuştur.

Anadolu’nun Karadeniz’e açılan önemli ticaret yollarında biri olan Sinop; Sultan I. İzzettin Keykavus tarafından fethedilmiş (1214) yapılan yeni teşkilat ve tayinlerle kısa zamanda bir Türk ve Müslüman beldesi haline getirilmiştir.

İlçenin tarihi ile ilgili yaptığımız araştırmalarda çok net bilgilere ve yazılı kaynaklara ulaşılamadı. İlçenin adı ve tarihi ile ilgili belli bir kaynağa dayanmayan iki farklı görüş tespit edildi.

Kısmen birbirine benzeyen bu görüşten ilkine göre ilçe merkezi, yerleşim yeri olarak yüzyıla yakın bir geçmişe sahiptir. İlçe önce Rum Pontuslular’ın sonra Selçukluların daha sonra İsfendiyaroğulları Beyliği’nin ve 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Sinop’u almasıyla Osmanlı yönetimine geçmiştir. İlk kurulduğu zamanki adı Yarna’dır. Daha sonra sahilde bir gemi kalıntısına istinaden Gemiyanı adı verilmiştir. Daha sonra Türklerin ormanlık alana yerleşmeleri ile Türklerin Yerleşim Yeri anlamına gelen TÜRKELİ adını almıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Ayancık ilçesine bağlı olan Türkeli 01.05.1957 yılında ilçe olmuştur.

İkinci görüşe göre; düşman saldırılarına karşı koyan Türk yerleşim birimlerinden birisi olduğu için Cumhuriyet döneminde şimdiki TÜRKELİ adı verildi.

Somut verilere dayanmamakla birlikte ilçenin çok uzak bir geçmişe sahip olmadığını düşünmekteyiz. Her ne kadar köylerden aldığımız duyumlara göre yerleşim yeri kalıntıları bulunmaktaysa da ilçe merkezinde yaptığımız gezide bir çok eski yerleşim yerinde rastlanan eski binaların olmayışı da yerleşmenin yeni olduğuna bizi iten bir başka olgudur.

Türkeli’nin Coğrafi Yapısı

İsfendiyar dağlarının Karadeniz’e ulaştığı kıyı şeridinde sahilden hemen sonra yükseltiler başlar. Kıyıdan iç kısımlara gidildikçe orman ile kaplı alanlar çoğalmaktadır. Zindan ormanlarının bir kısmı Türkeli ilçesinin sınırları içerisindedir.

Akarsuları

Cible Çayı (Gemiyanı Çayı) : Gökçealan topraklarından başlayıp ilçe merkezinden denize ulaşır.
Paşalı Çayı : Çatalzeytin ilçesi ile Türkeli sınırını çizer.
Helaldı Çayı : Helaldı (Güzelkent) çevresinin sularını toplayarak Güzelkent merkezinden denize ulaşır.

Akarsuların rejimleri düzensiz olduğu için şiddetli yağmurlar sonucunda geçtikleri yerlere zaman zaman zarar verirler. Cible çayı sonbahar ve kış aylarındaki sellerde Yeşiloba köyünü ve ilçe merkezini sürekli tehdit eder. Son yıllarda çay yatağında ıslah çalışmaları başlamış, büyük bir kısmı kanal içerisine alınmıştır. Akarsuları, yer altı ve yağmur suları beslediği için, yazın yağmur yağmadığı sürelerde çok azalarak akan sular kuruyacak dereceye gelmektedir.
 

Türkeli’nin Turistik Mekanları

Turizm

Coğrafi yapı ve tabiat güzelliği ile deniz ve ormanın kucaklaştığı ilçede turizm alanında gelişmeler her yıl artmaktadır. Son yılda ulaşımda sağlanan ve sağlanmakta olan gelişmelerle turist sayısında artışlar görülmektedir. İlçe merkezinde modern bir otel ve bir adet öğretmen evi bulunmaktadır. Merkez sahilinde bol miktarda çay bahçeleri piknik alanları bulunmakla birlikte yeterli değildir. Sahil şeridinde denize girmeye elverişli çok sayıda plaj vardır. Belediyenin düzenlediği plaj ise 2 tanedir.

İlçenin doğusunda 5 km uzaklıktaki Güzelkent sahilleri, çay bahçeleri 2 adet oteli, diskosu, cafe’ leri ile turizme hizmet vermeye çalışmaktadır.

İlçe ve çevresinde yaz turizmi daha fazla gelişmiştir. Bunun sebebi olarak ta göç nedeniyle yurt dışına ve yurt içine çalışmak için gidenlerin tatillerini memleketlerinde geçirmek istemeleri söylenebilir. Yazları nüfus 2-3 kat artmaktadır.
 
İlçe ve beldelerinde turizm etkinliklerine çoğunlukla yazın rastlanmaktadır. Festivaller, futbol turnuvaları, çeşitli yarışmalar bu dönemde fazlaca yapılır. Halk da kendini buna göre ayarlamış; düğün nişan , borç ödemeleri, eğlenceleri vs. yaz döneminde yapılmaktadır.

İlçeyen 5 km uzaklıktaki Oymayaka Köyü Güllüsu sahili, deniz banyosu için en güzel köşelerindendir.

İlçe merkezinin güneybatısında Kirengediği mevkiinde sahilden 10 km içerde yer alan Kurugöl yaylası, yayvan yapraklı orman dokusuna sahip olup, çevrede açık alanlar mevcuttur. Orman dibi bitki örtüsü sarı, mor ve beyaz renkli orman gülleri ile donatılmıştır.

Zindan ormanlarında ve bu ormanda yer alan Çatak yaylalarında yaban hayvan avcılığı yapılmaktadır. Yaz aylarında çok soğuk suları, tertemiz havası ve yeşilin tüm tonları ile zindan ormanları ve Çatak yaylaları görülmeye, gezilmeye , piknik ve kamp yapmaya değer güzelliktedir.

Gökçealan ve Çatak Köylerinde hizmet veren alabalık tesislerinde her zaman taze alabalık yiyebilir, merakınız varsa Hacıköyünde deve kuşu çiftliğini gezebilirsiniz.

İlçemiz bol kaynak suları, günü birlik piknik alanları, doğal plajları, enfes deniz ve doğa manzaralarıyla gözde turizm merkezi olmaya adaydır.

Saraydüzü

Saraydüzü 260 Km2′ lik bir alanı kaplamaktadır. Denizden yüksekliği ise 305 M.dir. İlçenin daha yüksek rakıma sahip köyleri de vardır.

Sınırları; Doğuda Durağan-Vezirköprü, Batıda ve Kuzeyde Boyabat, Güneyde ise Kargı Osmancık ilçeleri ile çevrilidir.

2002 yılı nüfus sayımına göre ilçemiz nüfus dağılımı şöyle;

İlçe Merkez Nüfusu :3407
Köyler             :4810
Toplam             :8217

2008 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine Göre;

Saraydüzü’nün Merkez Nüfusu :1.041

Köylerinin Nüfusu :4.124

Toplam Nüfusu :5.165

Kaymakam: İbrahim DÜNDAR
Tel 485 81 42
Faks  
E-Posta  
Web  
 
 
Belediye Başkanı: Hasan PEKER
Tel 485 81 54
Faks  
E-Posta  
Web  
 
 
Yüzölçümü: 260 Km2
Kuruluş Yılı: 1990
Köy Sayısı: 31
Toplam Nüfusu: 5.165

Türkeli’nin Ekonomik Durumu

Tarım ve Hayvancılık

Sahilde dar ve küçük düz alanda kurulan Türkeli, dağların kıyıdan itibaren hemen yükselmesi nedeni ile küçük bir tarım alanına sahiptir. Tarım alanları az olduğu ve makine tarımına elverişli olmadığı için aile ziraatı sürdürülmektedir. Bahçe tarımı ve meyvecilik gelişi güzel yapılmaktadır.

Son yıllarda İlçe Tarım Teşkilatının gayreti ve katkısıyla seracılıkta ve bahçe tarımında olumlu gelişmeler olmuştur. Tarımsal geçim kaynaklarının az olması nedeni ile ilçe halkının çoğu dış ülkelerde işçi olarak çalışmaktadır.

Tarım Ürünleri : Buğday, arpa, mısır, ceviz, kestane, elma, armut, kiraz, üzüm, incir, dut, zeytin, erik ve tüm sebzelerin yetişebileceği iklim özeliğine sahiptir.

Kırsal alanlarda genç kuşakların çalışmak için yurt içi ve yurt dışına gitmeleri, köylerde genellikle yaşlıların kalması, makinenin tarım alanlarına girememesi ve halkın ilkel tarımsal etkinlikleri yapması, eğitimsiz olması tarımın önemli bir gelir kaynağı olmasını engellemektedir.

Hayvancılık : Tarım hayvancılığı desteklemediği için ticari hayvancılık yapılamamaktadır. Kırsal alanlarda her ailenin kendi geçimini sağlayacak kadar hayvan bulunmaktadır. Ayrıca 1999 yılında ilçemiz Hacıköyü’nde kurulun devekuşu çiftliği, Çatak-Örencik köyünde ve Gökçealan köyünde alabalık tesisleri kurulmuş olup faaliyetlerine ve ilçe ekonomisine katkıları sürmektedir. Taşımacılık ve tarım amacıyla at ve manda yetiştirilmektedir.

Geçim kaynakları

İlçe halkının ve köylerdeki nüfusun % 80’i yurt dışında işçi olarak çalıştığından ortalama 7.000 olan nüfus 7. ve 8. aylarda 10-12 bini bulunmaktadır. Bunun sonucunda da ilçeye bol miktarda döviz girişi olmaktadır. Bu da modern bina yapımlarını dolayısıyla inşaat sektörünü geliştirmekte, ilçe ticaretine canlılık katmaktadır. İnşaat işçiliği ve ustalığı halkın önemli geçim kaynakları içerisindedir. Yörenin en önemli geçim kaynağı ise orman ürünleri ve ormancılıktır.

Genel olarak Türkeli Malmüdürlüğüne bağlı 814 mükellef kayıtlıdır. 22 dernek, 15 kahvehane, 3 pastahane, 2 otel, 2 adet içkili lokanta, 2 adet internet cafe oyun yeri, 1 adet cafe ve 1 adet düğün salonu bulunmaktadır.

Ormancılık : Orman köylerinin tamamı geçimini müsaadeli orman kesimi ve nakliyesi ile karşılamaktadır. İlçede bu ürünleri bir araya toplayacak Orman İşletme Müdürlüğü deposunun bulunması ile, orman ürünleri, ilçe nakliyecileri, kereste fabrikaları, atölyeleri, parke fabrikası için malzeme ve gelir kaynağıdır.

İlçenin zengin ormanlarında yetişen kestane ağaçlarından elde edilen kestane, bölgenin bir başka ürünüdür. Islahı yapılmamış kestane ağaçlarının meyvesi küçük fakat lezzetlidir. Bol miktarda bulunan kestane ağaçlarının aşılanması ile daha kaliteli ürün alınabilecek, düşük fiyat ve varolan pazarlama sorunu çözümlenecektir.

Çevrede bol miktarda bulunan deniz ürünleri de önemli geçim kaynaklarındandır. Pek çok türde balık bulunmakta ve avlanmaktadır. Bunlar: Hamsi, istavrit, palamut, kefal, dil balığı, izmarit, tirsi ve hatta mersin balığıdır. İlçedeki akarsularda da tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır.

Az da olsa kırsal alanlarda arıcılık da vardır. Tarım ve hayvancılık halkın geçim kaynakları arasında önemli bir yere sahiptir.

Sanayi ve Ticaret

Güzelkent beldesinde bir adet parke fabrikası, cam fabrikası, kereste biçim atölyeleri, mobilya atölyeleri, marangozhaneler, tekstil ve tel fabrikaları mevcuttur. İlçe merkezinde irili ufaklı marketler, atölyeler, sanayi alanı, küçük el sanatları atölyeleri vardır.

İlçe belediyesine ait sanayi sitesinde 30 işyeri hizmet vermektedir. Ayrıca her perşembe günü belediye ait yerde haftalık pazar kurulmaktadır.

Ayrıca ilçe merkezinde; Ziraat Bankası, İş Bankası, Halk Bankası, Tarım Kredi Kooperatifi, Çatakörencik, Çatakgeriş, Çatakgüney ve Sarmaşık köylerinde Orman köylerinin kalkındırma, Gencek köyünde tüketim kooperatifleri vardır.

Saraydüzü’nün Tarihi

İlçenin, köy iken Osmanlı İmparatorluğu zamanında Kızıloğlan adı altında Bucak haline getirildiği bilinmektedir. İlçemiz güney batısında bulunan Tepeköy’ ü hudutları içerisinde çok eskiden yerleşim yeri olan ve enkazları bulunan, kimler tarafından yaptırıldığı bilinmeyen devirde “SARAYYÜZÜ” olarak adlandırılan bir yerin bulunduğu söylenmektedir.

Bu yüzden eski adı olan ve bir mana ifade etmeyen Kızıloğlan isminin, yerleşim merkezinin Sarayyüzü’ nün eteklerinde düzlükte olması nedeni ile 1954 yılında köy muhtarı Mehmet COŞžAR’ ın köy isminin “SARAYDÜZÜ” olarak değiştirilmesi teklifi üzerine isim değişikliğine uğramıştır.

Bizanslılardan Türk Beyliklerine geçmiştir. Çeşitli Türk Beylik ve Devletlerinin, Osmanlı İmparatorluğunun egemenliğinde çeşitli uygarlıklara ve kültüre sahne olmuştur.

İlçemiz köylerinde çeşitli dönemlere ait cami, çeşmeler ile Osmanlı dönemine ait, sanatsal açıdan zengin görünümlere sahip, işleme ve oymalarla süslenmiş pencere, kapı ve balkonları ile ilgi çeken tarihi evler bulunmaktadır. Cuma köyünde bulunan Cuma günleri bütün çevre köy halkına merkezi bir cami olma özelliği ile dikkat çekmekte olan ve yapım tarihi evler bulunmaktadır. Bunu yanında merkezde bulunan ve bugün de ibadete açık olan Merkez Camii de gerek olağanüstü yapım hikayesi, gerekse tarihi bir yapı olma özelliği bakımından kayda değer bulunmaktadır. Ayrıca İlçemiz sınırları içerisinde bulunan bazı mağaraların tarih öncesi çağlarda yerleşim amacıyla kullanıldığı rivayet edilmektedir.

Boyabat İlçesine bağlı Bucak iken 20 Mayıs 1990 gün ve 20523 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan 3644 sayılı Kanun’ la ilçe olmuştur. 26.07.1990 tarihinde fiilen faaliyete geçmiştir.

Saraydüzü’nün Coğrafi Yapısı

İlçe Karadeniz Bölgesinde ise de kıyı kesimleri kadar arızalı ve dikey topografik şekilde değildir. Arazi nispeten yüksek dağ silsilelerinden teşekkül etmiş olup, tepeler halinde yükselip alçalmaktadır. Çöküntü ve sel yarıkları dikkati çekmektedir. İlçe sınırlarından geçmekte olan Kızılırmak ve Asarcık Çayı bir vadi meydana getirmektedir. Tarım arazisinin %40′ ı sulanabilmektedir. Yüksek tepeler ve dağlar kısmen ormanlık, kısmen fundalık ve büyük bir kısmı çıplaktır.

Saraydüzü’nün Turistik Mekanları

İlçemiz çevresi engebeli ve ormanlıktır. Buralarda çeşitli av türleri mevcuttur. Bu nedenle sadece Av Turizmi yapılabilmektedir.

İlçemizde konaklama tesisi bulunmamaktadır.

Mesire Yerleri Ve Ulaşımı

Yukarıarım, Soğuksu : İlçemize 12 Km. uzaklıkta olup, ilçe merkezinden hareket edilerek, Bahşaşlı Köyü Zeyve Mahallesi ve Arım Köyü’ nden geçilerek ulaşılabilmektedir.

Göktepe, Cumasuyu : İlçemizin güneyinde 15 Km. uzaklıkta olup, Çorman, Bahçeköy, Aşağıakpınar, Hanoğlu ve Göynükören Köylerinden geçilerek ulaşılmaktadır.

Aksu Yaylası : İlçemizin güneyinde 13 Km. uzaklıkta olup, Çorman, Bahçeköy, Aşağıakpınar, Hanoğlu ve Göynükören Köylerinden geçilerek ulaşılmaktadır.

Tarihi Ve Turistik Yerler İle Ulaşımı

İlçemiz ve çevresi henüz incelenmemiş, kazılar yapılmamış olduğundan tarihi zenginliği henüz ortaya çıkmamıştır. Sadece Kastamonu Etnografya Müzesi’nden gelen elemanlarca ilçemiz Enbiyeli mahallesinde bulunan Bayram Tepesinde yapılan basit kazıda aslan ve su sarnıçlarına rastlanmış, bunun yanında bazı tarihi küçük yapılar bulunmuştur. Arım Köyü’ ndeki Kaya mezarlarına kayadan akan su ve su yolu, zindan gibi yerler henüz incelenmemiştir.

Yöresel Ağızlar

İbi : Hindi; Eyücük : Azıcık; Gölbez : Köpek yavrusu; Bıdımık : Az; Davar : Koyun, keçi, vb.. Naşırpa : Maşrapa; Sadır : Sidik; Eyin : Giysi; Banak : Lokma; Yunnak : Köylerdeki çamaşırhaneler; Yılık : Şžaşı; Sahan : Tepsi