









Sinop Yaşam Rehberi























Ebatı büyük olan resimler Hüseyin AKMAN Bey tarafından gönderilmiştir. Kendisine ilgisinden dolayı teşekkür ederiz.
Dikmen ile ilgili tarihi kaynak bulunmamakla birlikte Gerze ve Sinop’un tarihi ile birlikte mütaala edilmesi gerekmektedir. Yörede yaşayanlardan edinilen bilgiler bize, Dikmen’in tarihi ile ilgili ışık tutmaktadır.
Bu bilgilere göre, dikmen’in yerleşim yeri olarak seçilmesinin ana nedeni 1789 yılında hizmete giren camiden dolayı olduğudur. O tarihlerde yöre halkı, cuma günleri ihtiyacını karşılamak üzere “yeni cuma” diye tabir edilen merkeze gelmeye başlamışlar ve çevredeki 30 köy için burası bir merkez durumuna gelmiştir.
Osmanlı döneminde saray köyü’nün nahiye olduğu, 1935 yılında ise dikmen’in nahiye olarak teşkilatlandırıldığı, 1957 yılında, içinde tüm birimlerin olduğu teşkilatlı nahiye durumuna getirildiği bilinmektedir.
Dikmen’in bu tarihten 33 yıl sonra 20.05.1990 gün ve 20523 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürülüğe giren 3644 no’lu kanun hükmü gereğince, kırçal, çorak ve dumanlı köylerinin birleşmesi ile ilçe hüviyetine kavuşmuş, ilçeye ilk kaymakam 23.07.1991 tarihinde atanmış ve ilçe 30 ağustos 1991 günü fiilen faaliyete geçmiştir.
İlçe dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip ve birinci derecede heyelana maruz bir bölgedir. Kuzeyinde küre dağlarının uzantısı olan göktepe ve kiraz dağları vardır. İlçe merkezi, güzelceçay(kanlıçay) vadisinde kurulmuştur.
İlçede ılıman bir iklim sürer. Yıllık sıcaklık ortalaması 14 derecedir.denize uzaklığı 12 km. Olup, kerim köyü denize bağlantısı olan tek yerdir.nemlilik oranı %70 civarındadır.
Göktepe ormanları, özellikle yöredeki köylerin geçim kaynağını teşkil etmektedir. Tarım ve hayvancılık başlıca geçim kaynağıdır. Halıcılığın yaygınlaşması ekonomik gelişmeye olumlu katkıda bulunacaktır.
Güzelceçay mevkiinde mevsimlik olarak faaliyet gösteren balık ürünleri fabrikaları vardır. Yine bu mevkiide 1 adet tavuk üretim çiftliği bulunmaktadır.
İlçede orman köylerini kalkındırma kooperatifleri vardır. Orman köylüsüne dikmen Göktepe orman işletme şefliklerinin yapmış olduğu 2002 ödeme miktarı 420.000.000.000.TL’dir.
Tarım
Tarım alanındaki üretim aile içi tüketim için olup ticarete dönük önemli bir üretim yoktur. İlçemizde 108 adet traktör, 7 adet harman makinesi bulunmaktadır.
Ekilen arazi ve cinsi: Buğday : 52.000 dekar, Arpa : 11.000 dekar, Mısır : 4.500 dekar, Yulaf : 1.500 dekar, Tütün : 250 dekar, Yem bitkileri(ot) : 5.750 dekar, Sera(yüksek tünel) : 4.158 dekar.
Meyve ağacı cinsi: Elma : 11.408 adet, Armut : 4.400 adet, Erik : 9.354 adet, Ayva : 2.100 adet, Kiraz : 1.337 adet, Fındık (ocak) : 12.290 adet, Ceviz : 11.500 adet.
Hayvan varlığı : Sığır : 8.022 adet, Manda : 452 adet, Koyun :20.500 adet, Keçi : 975 adet, At : 618 adet, Katır : 671 adet, Eşek : 954 adet, Tavuk :16.500 adet, Hindi : 1.825 adet, Ördek : 960 adet, Kaz : 160 adet, Fenni arı kovanı : 2.710 adet, Kara kovan : 60 adet.
İlçe Tarım Müdürlüğünce Yürütülen Proje Çalışmaları
A- Çiftçi kayıt sistemi ve doğrudan gelir desteği: toplan çiftçi sayısı 1538 ve yapılan ödeme 669.000.000.000tl. Üreticilerin %95 ten fazlası kayıt altına alınmıştır.ilçenin tapu ve orman kadastrosu olmadığından yapılan tespit çalışmalarında 13.500 parsel zilyet tespiti ve kaydı yapılmıştır.
B- Yem bitkileri destekleme projesi: toplam yararlanan çiftçi sayısı 414 olup bir önceki yıl 128 üretici ve 2400 dekar olan çalışma 2002 yılında 3 kat artarak 6142 dekara çıkmıştır. 2002 yılında yapılan toplam ödeme 96.000.000.000tl.dir.
C- Yüksek tünelde sebze yetiştiriciliği projesi: projenin uygulamasıyla toplan 42 adet 4200 m2 alana sahip yüksek tünel dağıtımı yapılmıştır.
D- Meyvecilik projesi: 2002 yılı içinde 210 adedi ceviz olmak üzere 2400 adet çeşitli türlerde meyve fidanı dağıtılmıştır.
































Boyabat ve çevresi eski bir yerleşim yeri olmakla birlikte İlçe M.Ö. 600 yıllarında kurulmuş olup, şehrin eski adı Germanipolis’tir.
Boyabat, Boy ve abat kelimelerinden meydana gelmiştir. Boy, uzunluk; Abat ova anlamına gelmektedir.Kurulduğundan bu yana Boyabat sırasıyla şu devletlerin himayesi altında bulunmuştur:
Gaşkalar  :M.Ö.1400-1300 yılları
Hititler  :M.Ö.1330-1100 yılları
Paflagonya :M.Ö.1100-700 yılları
Lidyalılar :546 yılı
İranlılar :377 yılı
Pontuslar :183 yılı
Romalılar :M.Ö.64-M.S.355
Bizanslılar:M.S.395-1126
Boyabat yöresi Danişment hükümdarı Gümüş TEKİN tarafından Bizanslılardan alınmış olup; 1175 yılında Selçukluların eline geçmiştir.Selçuklulardan da 1309 yılında Candaroğlu Süleyman Paşa almıştır.Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na katılan Boyabat , Ankara savaşından sonra tekrar Candaroğulları’nın eline geçmiştir.1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından tekrar Osmanlı İmparatorluğu’nun himayesine girmiştir.
Boyabat, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kastamonu Sancağına bağlı bir kadılıktı.Bağdat seferi dönüşünde IV. Murat Kurusaray köyünün Kışla Mahallesinde kışı geçirmiştir.Yollar açılınca İstanbul’a dönmüştür.
Tanzimat devrinde Boyabat, kadılıktan nahiyeye dönüştürülmüş, 1868 yılında da Kaza yapılmıştır.1923 ‘te Cumhuriyetin ilanı ile her yönden yeni bir döneme girmiştir.
Yer yapısı, kısmen II.Jeolojik zamanda meydana gelmiştir. Tarihi Boyabat Kalesinin bulunduğu kayaların temeli billuri şistlerden üzeri tebeşir devri kalkeridir.Boyabat arazisi engebelidir. İsfendiyar dağları ve doğu Ilgaz sıradağlarının kapladığı alan Boyabat’a aittir. Bu sıradağlar arasında akarsu yatakları , bazı düzlükler ve yaylalar bulunmaktadır.
İlçe sınırından geçmekte olan Gökırmak bir vadi meydana getirmiştir.Bu vadi tabanında tarımsal değeri yüksek kültür arazileri oluşmuştur. Bu toprakların % 60’ı sulanabilmektedir. Yüksek dağlar ve tepeler kısmen ormanlık, kısmen fundalık, büyük bir kısmı da çıplaktır.
Belli başlı dağları Karageriş,Elekdağı, ve Dıranazdır.
Deniz etkisinden uzak olan Boyabat’ta genellikle karasal iklim görülür. Yazlar sıcak, kışlar soğuktur. Yağmur en çok ilkbaharda yağar.Ortalama yağış miktarı 400-500 mm civarındadır.