Bu Kelimeleri Biliyor musunuz?

Boyabat ve DuraÄŸan Kelimeleri

Özellikle Boyabat ve Durağan ilçelerimizde kullanılan yerel kelimeleri belirlemeye çalıştık.Bu kelimelerin çoğu hala kullanılmaktadır.Beğenerek okuyacağınızı düşünüyoruz.Sizlerde ilçelerimizde ya da Sinop merkezde kullanılan bu tür orijinal kelimeleri açıklamalarıyla birlikte bize iletirseniz yayınlamaktan memnun oluruz.E-posta :sinoprehberi57@gmail.com

Ağda :Tatlıların şerbeti.
Alaf :Hayvanlara verilen yiyeceklerin tamamı.(özellikle ineklere)
Amel :İshal.
Aniyehter :Anahtar.
Anzulamattan :Aniden.
Avkuru :Ters.
Avloğ :Çalı çırpıdan yapılan çit.
Avuz :Yeni Doğum yapan ineğin ilk sağılan sütü.
Aydaş :İnce bacaklı ,zayıf ,çelimsiz
Badı :Ördek.
Basak :Merdiven.
BaÅŸlu :Tamamen.
Bayağ gün :İş olmayan gün.
BayguÅŸ :UÄŸursuz,lanetlenmiÅŸ yer ya da kiÅŸi.
Bencileyin :Benim gibi.
Beyfide :BoÅŸuna.
Bezbecid :atik çevik kimse
Bıldır :Geçen
Bıldır sene :geçen sene.
Bıtırak :D iken.
Bidumuk :Azıcık.
Biki :Birkaç.
Bişi :yufka ekmeğinin kat kat döşenip üzerinin sütle bulandırılmasıyla yapılan bir tür ekmek.
Biyol :İlk önce,evvela.
Biyürsügün :Yarından sonraki gün.
BizeÄŸem :Biraz.
Boğün :Bugün.
Boybat bazar gün :P azartesi günü.
Bük :Böğürtlen.
Büşleğeç :Ekmek çevrilen tahta
Calıcappar :Atik çevik.
Cazu :Havai kız.
Cemek :Çapa.
Cırcır :Fermuar.
Cırmuk :Tırnak izi.
Cinmisiri :P atlatılabilir mısır.
Ciynak :Tırnak,pençe.
coynak :Zayıf, çelimsiz.
Cöğüz :Ceviz.
Çekelez :Sincap.
Çember :yöresel başörtüsü.
Çeten :İneklerin yiyeceklerinin götürüldüğü sepet.
Çıkartma :Cumba ,eski evlerin balkon benzeri kapalı bölümü.
Çıtık :Bir tür meyve.
Çokmak :Havlamak.
Çon :Kalça kemiği.
Çöküç :Çekiç.
Çördük :Küçük bir armut türü.
Çükündür :Şeker pancarı.
DaÄŸnamak: Alay Etmek.
Daraba :çit
Datlu :Bal.
Davun Çıksın :Yere batsın , kahrolsun.
Dayak :Sopa.
Dek Durmak :Uslu durmak.
Dengilmek :D evrilmek.
Deri :P azar günü.
Dırga :Geçimsiz, alıngan kişi.
Dırnakçı :İddiacı , kıskanç.
Dikkolu :Bir çeşit çeltik otu.
Dirgen :demirden 5 tane sivri ucu olan tarım aleti.
Diş Gırmak :Haset etmek.
Divildemek :Kıpır kıpır olmak.
DoÄŸuz :D omuz.
Dombu :Bidon.
Dünyada :asla ya da büyük ihtimalle anlamlarında kullanılır.
Dürü :Yeni evli çiftlerin yakın akrabalarına götürdükleri hediye.(giyisi ,havlu v.s.)
Eci :Abla.
Eğin :Üst Baş ,kıyafet.
Eğşi :Kiren ,elma,erik gibi meyvelerden yapılan tadı ekşi olan bir yiyecek.
Elekci :işsiz güçsüz , avare insan.
EllleÄŸem :Herhalde.
Emme :ama.
Emüşük :süt kardeşi.
Enteri :Giyisi.
Enük :Köpek yavrusu
Evmek: Acele Etmek, umursamak.

Fışgı :P is,çöp.
Filke :musluk.
Forslu :gösterişli
Gadak :1)Her işe burnunu sokan (işgüzar),2)küçük kardeş.
Gağırtmak :Eğmek ,zorlamak.
Ganet :Kilim,yolluk.
Gapcuk :Mısır Sapı.
Garacaörük :Siyah erik
Gari :Çocukların annelerine hitap şekli.
Garmagatma :Yaprak aşı.
Gatık :Katı yoğurt.
Gavi :SaÄŸlam.
Gavsa :Moral.
Gavuç :Kasıklarda oluşan ödem.
Gayış :1)Kemer ;2)Kararmış,uzamayan madde.
Gazoğu :bir tür pulluk.
Geğel :Yaş cevizi yeşil kabuğundan ayırma işlemi.
GeÄŸrek :Bebeklerin bir eli ile bir ayağının uçlarını sırtında çaprazlama birleÅŸtirmek.”GeÄŸreÄŸi gelmiÅŸ mi?” diyerek yapılır.
Gıcık :Kozalak.
Gıdırım olmak: Sinirlenmek.
Gılileyli :D üzenbazlık
Gırbaç :Aksi çocuk.
Gırboğ :Kurbağa.
Gırçıllu :Saçaklı,kılçıklı.
Gırışma :Sırıtmak.
Gıroğu :Kırağı.
Gıyıgaşuk :Aralık.
Gocuk :P arke, palto.
Godaş :Laf getirip götüren kimse.
Godu :Erkek Hindi.
Golan :halat.
Gomat :Tut,yetiş, engelle anlamında bir ünlem.
Gompile :Komple ,tamamen.
Govanaz :Kavonoz.
Göğüslük :Okul önlüğü.
Gölbez :köpek yavrusu.
Gölük :Eşek.
Gön :D eri.
Görpene :Bir tür çeltik otu.
Götü :Getirmek ve götürmek anlamında kullanılır.
Gubartlak :Balon.
Gubartma :ÅžiÅŸirme.
Gumpiri :P atates.
GuynuÅŸ GuynuÅŸ :Topluca ,hep beraber.
GuyoÄŸ :D amat.
Güğüldemek :Yeni doğan çocuğun agu demeye başlaması.
Günülemek :Kıskanmak.
Hakitmek :Becermek.
Hamoğ :Cahil ,görgüsüz ,kaba kimse.
Hapaz :Bir avuç dolusu.
Haya :D eÄŸil mi?
Helkek :Büyük kova.
Hev :İçine saman konulan sepet.
Hevla :helva.
Hezelpere :Küçücük Bütün soğanlarla yapılan sulu bir yemek.
Hokelekli :Söz geçen kimse
Homhom :söylediğinden pek bir şey anlaşılmayan kalın sesli kimse.
Hondu :İriyarı kimse.
Hortlu :Anası babası olmayan kimse.
Höbelen :Bir tür mantar.
Höşeltek :Haşat.
Hüşgü :Çöp.
Ikıl Ikıl :Zorlanma.
Irbuk :İbrik.
Isıcacuk :Sıcacık.
İbi :D işi Hindi.
İğdiş :Sağlam.
İlaç :Temizlikte kullanılan maddeler.
İneze :Yavaş.
İslah :İyi ,güzel.
İyoğ :Kaburga.
Kadimi :D evamlı
Kelem :lahana.
Kelik : Tarla ve bahçeye yapılan çardak.
Kemre :Hayvan Gübresi.
Kenef :Tuvalet,hakaret ünlemi.
Kepüç :Zayıf ,çelimsiz.
Kesküç :Ekmek çevrilen tahta.
Keşen :Çeltik ekimi öncesi su ile yapılan işlem.
Keşik :sıra.
Kete :Yeni evli çiftlere götürülen hediyeler.
Kevük :Ağaç Çengel.
Kez :köşe.
Kıçkayak :Tahtaravelli.
Kırık :Eşşek yavrusu ,sıpa.
Kıtıpıyoz :Kıt kanaat.
Kiren :Kızılcık.
Kirpitçi :Cimri.
Kişişlemek :Kışkırtmak.
Kömüş :manda.
Kösüre :Bileme taşı.
Küntüre :Küçük bent.
Kürsü :Sandalye.
Lovay :Laf anlamayan.
Löngür :İriyarı Kimse
Macisküllü :Gösterişli,ayrıntısı fazla olan.
Mada :İştah.
Madasuz :İştahsız , gönülsüz.
MaÄŸfaza :Bariyer.
Mahsımak :önem vermek.
Malak :manda yavrusu.
Mancar :Ispanak ,pancar gibi yeÅŸil sebzeler.
Mecek :Çapa.
Meğsimek :önem vermek.
Mındak :Kedi yavrusu.
Mırık :Küçük domates.
Nacak :Küçük balta.
Nasibetsüz :Münasebetsiz.
Oklağaç :Oklava.
Okumak :D avet etmek,çağırmak.
Orum Orum :Bilinçli yapılan konuşma.
Öğendere :Öküzlerin boynuna bağlanan değnek.
Öllüğün Körü :Ellinin Körü.
Örsün :Hamur kesme aleti.
Örük :erik.
Örüsgar :Rüzgar.
Ötürge :Sinirlenme.
Paçur :Bakımsız ,üstü başı dağınık kimse.
Parpu :D ayak, kötek.
Payınsımamak :Kaale almamak.
Perseng :Lafın gelişi.
Peş :Çapraz.
Pısuk :Çekingen.
Pıta :Hanımların başlarına örttükleri sırta doğru uzanan bir tül şal.
Pinlik :Kümes.
Poğ :Bohça.
Potak :D omuz Yavrusu.
Pöçük :Kuyruk Sokumu
Pölize :Nişastadan yapılan jöle kıvamında bir tatlı.
Ramuk :Traktörlerin arkasına bağlanan römork.
Sacıyak :3 ayaklı,sacın altına konan demirden alet.
Sağıdak :Saf olan kimse.
Samaruk :Uyku sersemliÄŸi.
Samramak :Uykuda sayıklamak.
Sepgen :D olu.
Sergen :Raf.
Set :D ivan ,sedir.
Seyiz :Erkek keçi,teke.
Sıypak :İçi boş hamur.
Silgü :Elbezi ,silgi bezi.
Sorutmak :D üşünmek,dalmak.
Soygun :lanet(leme).
Soygun :Ölülerin üzerinden çıkarılan giysi.
Şallak :Çıplak.
Tabahne :Tabakhane.
Tahne :Tenha.
Tellek :Yılışık
Temüztirengez :Çok temiz.
Tepsermek :Bir maddenin kıvama gelmesi.
Terece :dolap.
Tesmük :Tesbih.
Tıngabak :Titiz.
TiÄŸrek :Yöremizde kullanılan “Tiryak” adlı ilaç.
Tikov :Orta dikili olan bir maddenin taş atılarak yıkılması esasına dayanan bir oyun.
Toklu :Erkek kuzu.
Tokumak :D övmek.
Tongur :Tok sesli kimse.
TosboÄŸu :KaplumbaÄŸa.
Tot :Kozalak.
Tukmak :Uyumak.
Varivi :bir an önce git.
Viri :Aman Allah’ım anlamında ünlem.
Yabuç :Kendisinden hoşlanılmayan kimse.
Yalak :1)oluk ; 2)laubali kimse.
Yanşamak :Saçma sapan konuşmak.
Yarışıvi :hızlı git.
Yarsımak :Beğenmek,Hoşuna gitmek
Yaşatlama :Yaşından büyük bilgili çocuk.
YavÅŸu :Bitin yavrusu.
Yazma EkmeÄŸi :Yufka ekmek.
Yengil : Hafif.
Yılacan :D erin olmayan.
Yimiş :Kuru İncir.
Yoka :İnce.
Zeklenmek :Alay etmek.
Zellet :lezzet.
Zobu :kendisine kızılan kimse için söylenir.

Bu kelimelerin hazırlanmasında büyük katkısı olan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Öğrencisi Arkadaşım Kadir MENEKŞE’ye teşekkür ederim.

Kategorisi: Boyabat, DuraÄŸan10 Yorum

DuraÄŸan

DuraÄŸan :Anadolu yarım adasının kuzeyinde Karadeniz Bölgesinin Batı bölümünde yer alan Sinop İlinin bir İlçesidir. Matematiksel konumu olarak 35-36 doÄŸu meridyenleri (Boylam) ile 41-42 Kuzey paralelleri (Enlem) arasında yer alır.İlçe Merkezi alüvyonlu toprak ile kaplı olup Gökırmak Vadisi üzerindedir. Jeolojik yönden toprak 3. zamana aittir.İlçe merkezinin Sinop’ a uzaklığı 120 Km’ dir.Boyabat-Vezirköprü-Havza karayolunun 26 Km’ sinde, bu yolun iki tarafında Saraydüzü-Karğı yolu ile keÅŸiÅŸtiÄŸi kavÅŸak üzerinde kurulmuÅŸtur.Kızılırmak’ın en büyük kolu olan Gökırmak, ÅŸehrin içerisinden akmaktadır.İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliÄŸi (Rakımı) 220 m’dir.

DuraÄŸan, kuzey’de Dikmen-Alaçam, doÄŸuda Alaçam-Vezirköprü, güneyde Vezirköprü, batı’da Saraydüzü ve Boyabat İlçeleri ile çevrilidir. İlçeye baÄŸlı toplam 65 Köy ve merkez mahallelerle birlikte 69 muhtarlık bulunmaktadır.

2008 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine Göre;

DuraÄŸan’ın Merkez Nüfusu: 7.332

DuraÄŸan’ın Köylerinin Nüfusu: 15.176

DuraÄŸan’ın Toplam Nüfusu: 22.508

Kaymakam Turgay Hakan BİLGİN
Tel 416 10 01
Faks 215 03 20
E-Posta  
Web  
 
 
Belediye Başkanı: Ali DALKILIÇ
Tel 416 10 09
Faks  
E-Posta  
Web  
 
 
Yüzölçümü: 1103 Km2 
Kuruluş Yılı: 1954
Köy Sayısı: 69
Toplam Nüfusu: 22.508

Kategorisi: DuraÄŸan0 Yorum

DuraÄŸan Merkez

Kaymakamlık Binası

Adliye Binası

Yeni Belediye Binası

Eski Belediye Binası

Dörtyol

Durakhan ve İsmail Bey Camii

Durakhan

Durakhan

Durakhan

Otogar

Kategorisi: DuraÄŸan Resimleri1 Yorum

DuraÄŸan Resimleri

Durakhan Kervansarayı

Durakhan Kervansarayı

İsmail Bey Camii

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

Durağan Göleti

Durağan Göleti

Durağan Göleti

Durağan Göleti

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

DuraÄŸan

Asırlık Meşe Ağacı (Musaoğlu Köyü)

Bu birbirinden güzel DuraÄŸan fotoÄŸraflarını çekip bize gönderen Sayın Enver KILIÇARSLAN Bey’e teÅŸekkürlerimizi sunuyoruz.

Kategorisi: DuraÄŸan Resimleri53 Yorum

DuraÄŸan’ın Tarihi

Durağan Adı Nerden Geliyor?

DuraÄŸan’ın uzun bir geçmiÅŸi olup, tarihi yönünden epeyce eskidir.Eski İstanbul, Amasya, Diyarbakır, Trabzon ve Çorum yolları buradan geçerdi.Eski çaÄŸlarda bugünkü modern limanlar olmadığından, tabi limanlar gemilere sığınak olurdu.Bu yüzden Sinop’un tabii limanına giden yollar, DuraÄŸan-Boyabat üzerinden geçerdi.

Sinop’u Anadolu’nun iç kısımlarına baÄŸlayan yolların ilçeden geçmesi, DuraÄŸan’ın önemini artırmış ve tarihi bir kasaba durumuna getirmiÅŸtir.

İlçe adının kasabada bulunan bir handan almaktadır.Kasabanın ilk kurulduÄŸu yer , ilçenin 5 Km kuzeyinde “Sakızören” denen yerdir. Burada bulunan kaynak suyun yanında bir süre kalınmış, kaynak suyun kuruması ile halk Gökırmak’ın kıyısına inerek bugünkü yerine yerleÅŸmiÅŸtir.Bu yer deÄŸiÅŸikliÄŸin önemli diÄŸer sebepleri de, halkın yol kenarına ve Han’ ın yanına yerleÅŸme istekleridir.(1) Han, 1265 yılında Pervane oÄŸulları zamanında, pervane Muiüddin Süleyman tarafından yaptırılmıştır.(2)

Han, uğrak ve durak (dinlenme) yeri olarak kullanılmıştır. Bu durum yıllarca sürmüş, yolcu ve halk dilinde buna hana DURAKHAN denilmiştir.Böylece yeni kasabanın adı, bu hana izafeten DURAKHAN , zaman içinde halk dilinde DURAĞAN şeklini alarak resmi kayıtlara geçmiştir.

Han (Kervansaray) , DuraÄŸan kasabası içinde eski camii (İsmail Bey Cami-i) yanındadır.Kitabesi caminin ön cephesinde duvara raptedilmiÅŸ iken, 1989 yılında baÅŸlanan ve 1992 yılında tamamlanan Durakhan’ ın restore çalışmaları sırasında bu kitabe İsmail Bey Camiinden alınarak hanın giriÅŸ kapısı üzerine yerleÅŸtirilmiÅŸtir.

Selçuklu ordularının buraya karargah kurmaları ve çevre savaşları ile ilgili hazırlık yapmaları buranın önemini artırmıştır.

Danişmentliler Döneminde Durağan (1105-1172)

1071 yılında Türk’ler tarafından Bizanslılara karşı kazanılan Malazgirt Zaferi’nden sonra , Anadolu kapıları Türk Milletine açılmış oluyordu.Anadolu’nun TürkleÅŸmesi ve İslamlaÅŸması böyle baÅŸlar.

Büyük Selçuklu Sultanı Melik – Åžah, Anadolu’nun fethini tamamlaması için KutalmışoÄŸlu Süleyman Åžah’ı görevlendirdi.Süleyman Åžah kısa zamanda Anadolu’ nun tamamen alınmasını saÄŸladı. Selçuklular, geleneklerine göre alınan toprakları komutanlarına, baÅŸarıları karşılığı verirlerdi.DaniÅŸment Gazi kendisine verilen topraklarda 1085 DaniÅŸment BeyliÄŸini kurdu.DaniÅŸmentliler daha sonra Amasya, Çorum, Osmancık, Çankırı, DuraÄŸan ve Kastamonu havalesini’ de alarak topraklarına kattılar, Tarih kitaplarının bir çoÄŸunda Gökırmak vadisi tamamen Kastamonu ile birlikte, DaniÅŸmentliler BeyliÄŸi içerisinde gösterilmektedir. Türk orduları, Kızılırmak Nehrini Vezirköprü-Osmancık arasından geçeceklerine göre Boyabat ve DuraÄŸan kısa süre içerisinde (Kastamonu’ dan önce veya az sonra ) DaniÅŸmentlilerin eline geçmiÅŸtir.(1105)

DaniÅŸment orduları Kastamonu’ ya önemli bir geçiÅŸ yolu olan Amasya Gümüşhacıköy – Vezirköprü – DuraÄŸan ve Boyabat üzerinden geçmiÅŸlerdir.Çevrenin durumu incelendiÄŸinden Kastamonu ile birlikte İsfendiyar sıra daÄŸlarının güneyine düşen yamaçları ile Gökırmak Vadisi (DuraÄŸan ve Boyabat İlçe toprakları) DaniÅŸmentliler’ in eline bu sırada geçmiÅŸ olabileceÄŸi çok iyi anlaşılmaktadır.Kastamonu ve Vezirköprü ‘ yü ele geçiren DaniÅŸmentliler’in bu iki ÅŸehir arasında bulunan Gökırmak Vadisinin ve bu verimli topraklarıda ele geçirmeleri düşünülemez.

Bugün DuraÄŸan’ın köylerinden olan YaÄŸbasan, Köseli ve Salarkolu (Salarlu) köy adları DaniÅŸmentliler’in boy ve oymak adlarından gelmektedir.(1)

DaniÅŸmentliler’i 1175 yılından ortadan kaldıran Selçuklular, DuraÄŸan ve çevresini yönetimleri altına almışlardır.Böylece buralara yeniden Türk boylarının akınları baÅŸlamıştır. DuraÄŸan ve çevresi 1105-1174 yılları arasında DaniÅŸmentliler’in elinde kaldı.(2)
(1) Sinop İli Tarihi – Bekir BAÅžOÄžLU
(2) Selçuklu Tarihi – İbrahim KAFESOÄžLU

Selçuklular Döneminde Durağan

DuraÄŸan, Selçuklular zamanında İç Anadolu’yu Karadeniz’e baÄŸlayan ticaret yolu üzerinde, yolcuların uÄŸrak ve durak yeri olarak önem kazanmıştır.

Trabzon Rum İmparatorluÄŸu’nun kurulması ile Sinop, savaÅŸsız olarak bu imparatorluÄŸa baÄŸlanmış, DuraÄŸan -Boyabat ilçeleri ise Selçuklularda kalmıştır.Selçuklu Sultanı 1.İzzettin Keykavus babasının Anadoluda’ki iktisadi siyasetine devam etti. Kuzey Anadolu ticaretini emniyete almak için Sivas’a yürüyerek oradan Sinop yolu üzerinde, Trabzon Rum İmparatoru Aleksios’ u esir etti. Yoluna devam ederek Sinop Kalesi’nin alınmasını saÄŸladı.(3) Selçuklu ordusu ve illerden gelen kuvvetler Gümüşhacıköy-Vezirköprü üzerinden Kızılırmak’ı geçerek DuraÄŸan’a gelmiÅŸtir.Selçuklu Sultanı DuraÄŸan’da ordugahını kurdu. Son hazırlıklarını burada tamamladı ve Sinop üzerine yürüdü. Sinop 1214 yılında Selçukluların eline geçti. 47 yıl Selçuklu yönetiminde kaldı.1261 yılında, Trabzon Rum imparatorluÄŸu tarafından alındı.Bunun üzerine Selçuklu Hükümdarı 4. Kılıçaslan, Pervane M. Süleyman’ı bir ordu ile Sinop’ a gönderdi. Pervane M. Süleyman , ordusu ile Tokat-Amasya ve Vezirköprü üzerinden Kızılırmak’ ı geçerek DuraÄŸan’a geldi.Son hazırlıklarını tamamlayarak Sinop üzerine yürüdü ve Trabzon Rum İmparatorluÄŸu’ndan Sinop’u geri aldı.

Anadolu Beylikleri Döneminde Durağan

DuraÄŸan, Anadolu beylikleri döneminde, CandaroÄŸulları BeyliÄŸi’nin egemenliÄŸi altına girdi.Çobanlar’ın , Kastamonu’da PervanoÄŸulları’nın da Sinop Beyi bulundukları sırada Kastamonu Valisi olan Åžemsettin Yaman Candar’ın babası Mehmet OÄŸuzların Alayuntlu boyundandır. CandaroÄŸullarını Osmanlı tarihçileri İsfendiyaroÄŸulları diye yazmışlardır.Oysa, İsfendiyar Bey, CandaroÄŸulları’nın III. Hükümdarıdır.

1235 yıllarında, Yaman Candar’ın oÄŸlu Şücaettin Süleyman PaÅŸa , kedisine Kastamonu’yu merkez yapmış ve bağımsızlığını ilan etmiÅŸtir. Böylece büyük Kastamonu’da CandaroÄŸulları BeyliÄŸi kuruldu. CandaroÄŸlu BeyliÄŸi kısa sürede güçlendi PervaneoÄŸulları’na son vererek Sinop’u ele geçirdi.Daha sonraları, CandaroÄŸulları BeyliÄŸi, Kastamonu ve Sinop Beylikleri olarak ikiye ayrıldı. Sinop BeyliÄŸi üstünlük saÄŸlayarak, Kastamonu CandaroÄŸulları BeyliÄŸi aldı.

Osmanlı PadiÅŸahı Yıldırım Beyazıt, Kastamonu’ yu almak için hazırlıkları tamamlayarak Kastamonu üzerine yürüdü.Kastamonu ve civarı 1392 yıllarında Osmanlıların eline geçti. Böylece CandaroÄŸulları BetliÄŸinin Kastamonu kolu ortadan kaldırıldı. Daha sonraları, Kastamonu civarı ile Küre , Osmancık ve Gökırmak vadisinde, Boyabat ve DuraÄŸan’da kuvvetli bir ihtimalle aynı yıllarda, 1392 yılında Osmanlıların eline geçti.

Timur,Yıldırım Beyazıt’ı 1402 yılında Ankara savaşında yendi. Yıldırım Beyazıt’ın bu savaÅŸtan sonra ölümü üzerine Osmanlılarda taht ve iç kavgaları baÅŸladı. Bunu fırsat bilen CandaroÄŸlu İsfandiyar Bey, Çankırı ve Tosya dahil olmak üzere, Kastamonu ve çevresi ile birlikte Bolu’ya kadar eski toprakları geri almayı baÅŸarmıştır.

Osmanlı PadiÅŸahı 2.Murat, Anadolu Türk BeyliÄŸini yeniden kurmak istiyordu.Bu amaçla Bursa’dan harekete geçerek CandaroÄŸlu-İsfendiyar Bey’in elinden, Sinop hariç diÄŸer toprakları alarak tekrar Osmanlılar’a kattı.

CandaroÄŸulları BeyliÄŸi, 1291 ‘den 1461 tarihine kadar 170 yıl sürmüştür. İlk önceleri baÅŸkentleri Kastamonu idi. Daha sonra Sinop kan dökülmeden kolayca Fatih Sultan Mehmet tarafın’ dan alınarak Osmanlı egemenliÄŸine geçti.(1461)

Fatih Sultan Mehmet, o zaman çok kuvvetli olduÄŸu bilinen Sinop donanmasını’da Osmanlı donanmasına kattı. Kendi görüşüne göre istediÄŸi kimseleri uygun bulduÄŸu iÅŸlerin başına geçirdi.Kastamonu askerlerinin başına Kızıl Ahmet’i getirdi. Sinop Orduköy’den (Ortaköy) Boyabat’a dönen Fatih, DuraÄŸan-Vezirköprü üzerinden Trabzon yolunu tuttu.(1)

Durağan, Osmanlılar zamanında Kastamonu-Samsun İlleri ve İç Anadolu Sinop Limanı arasında çalışan karayolu üzerinde çok önemli dinlenme ve durak yeri olarak görev yaptı.(2)

DuraÄŸan’da CandaroÄŸulları zamanında yapılan, tarihi eser olarak YaÄŸbasan Türbesi vardır. DuraÄŸan İlçesinin YaÄŸbasan Köyü Alan Mahallesi’ndedir. 1395 yıllarında yapılmıştır. Hitabesinde Süleyman, Polat, KutluÅŸah ve Emir-ül Kebir Hasan Bey isimleri yazılıdır.(3)

Türbe dört köye bir temel üzerine kurulmuştur.Duvarlar yükselirken, dört köşeden bölünerek kubbe ile çevrilmiştir.Türbe, taş, kireç ve harçla yapılmıştır. Doğuya açılan dar bir kapısı vardır. Bugün kubbenin üst kısmı yıkılmış, duvarlarının sıvaları dökülmüş perişan bir haldedir.

Osmanlılar Döneminde Durağan

Yıldırım Beyazıt döneminde DuraÄŸan-Boyabat ilçe toprakları 10 (On) yıl 1392-1402 Osmanlılar yönetimine geçmiÅŸtir. Osmanlıların Ankara yenilgisinden sonra DuraÄŸan ve Kastamonu çevresi CandaroÄŸulları BeyliÄŸi’nin eline tekrar geçti.Osmanlılar, PadiÅŸah 2. Murat zamanında bu toprakları ikinci defa egemenlikleri altına aldılar.

Kastamonu’nun Osmanlı ülkesine katılması ile Sinop İli toprakları içinde bulunan DuraÄŸan, Boyabat ve Gerze, Kastamonu sancağına baÄŸlandı.

Tanzimat teÅŸkilatıyla birlikte Kastamonu İl (Eyalet) Sinop Kadılığı da bu eyalete baÄŸlı bir Sancak oldu. Daha önce büyük Kastamonu Sancağı’na baÄŸlı kaldıklarından DuraÄŸan, Boyabat, Ayancık ve Gerze, yönetimine göre yeni oluÅŸan Sinop Sancağına baÄŸlandı.Bu ara DuraÄŸan, Boyabat, Ayancık ve Gerze bir süre kadılık olarak yönetimde kaldı.1899 yılından sonra Sinop Sancağı’na baÄŸlı merkez ilçe dahil 2 ilçe ve 3 bucak ile 486 köy bulunuyordu.DuraÄŸan bu ilçelerden Boyabat’ a baÄŸlı bir bucak ve 39 köyden meydana geliyordu.

Sinop 1920 yılına kadar Kastamonu eyaletine baÄŸlı sancak iken ,bu tarihten sonra bağımsız , Cumhuriyetten sonra sancakların kaldırılması ile de il olmuÅŸtur. Cumhuriyetten sonra Sinop çevresine daha çok hizmet götürmek için yeni ilçeler kurulmuÅŸtur.Bu sırada DuraÄŸan’ da 1954 yılında ilçe olmuÅŸtur.

DuraÄŸan’da Osmanlı’lar zamanında yapılan tarihi eser olarak DuraÄŸan Cami-i (İsmail Bey Cami-i ) vardır.Kitabesine göre ; 1867, hicri 1283 yılında yapılmıştır.

Cumhuriyet Döneminde Durağan

Durağan 1923 yılında 30.05.1954 tarihine kadar Boyabat İlçesine bağlı nahiye olup, 01.06.1954 tarihinde kaza haline getirilmiştir.10.03.1955 tarihinde Belediye kurulmuştur.

DuraÄŸan’ın kaza olduÄŸuna dair Sinop Åžeriye Sicilinden alınmış Bekir BAÅžOÄžLU’nun “Boyabat ve Çevresi Tarihi ” adlı kitabından iki madde alıyoruz:
1- Sinop sancağı dahilinde DuraÄŸan kazası’ na ait DuraÄŸan Divan’ı dahilinde vaki Yassıalan…
2- DuraÄŸan kazası’na tabi Dütmen Divanında Emirtolu Kariyesi ahalisi köy Cami-inin Cuma namazı kılınmasına açılması istekleri…
Yukarıdaki iki maddeye göre DuraÄŸan Tanzimat TeÅŸkilatı döneminde nahiye olmuÅŸtur.1954 yılında ise İlçe olarak Boyabat’ tan idari yönden ayrılmıştır.

DuraÄŸan İlçesi önemini: Samsun-Havza-Vezirköprü-DuraÄŸan-Boyabat-Kastamonu-Bolu Karayolu , Sinop-Boyabat-DuraÄŸan-Havza çizgisi ile Sinop-Boyabat-DuraÄŸan- Kargı çizgisi üzerinde İç Anadolu’ya baÄŸlanan yollardan alıyor ve DuraÄŸan’da bulunan Kervansaray da deÄŸer kazanıyordu. DuraÄŸan’ ın bu yol ve diÄŸer tabi imkanları sayesinde kolaylıkla geliÅŸmesi akla gelirken Cumhuriyet döneminde baÅŸlangıçta yeterince geliÅŸme saÄŸlayamamıştır.Kasaba olarak geliÅŸme yakın tarihlerde baÅŸlamıştır. Buda yeterli bir geliÅŸme özelliÄŸinde deÄŸildir.

DuraÄŸan’dan Geçen Tarihî Yollar

Selçuklular döneminde çok önemli ticari ve liman ÅŸehri olan Sinop’ giden yollar Boyabat’ın Çukurhan mevkisinde birleÅŸirler.İç Anadolu ve İç Orta Karadeniz bölgelerinden Sinop’a giden yollarda DuraÄŸan üzerinden geçmektedir.Bu yol hala önemini korumaktadır.

Yaykıl TaÅŸhanı noktasından BaÅŸsökü – DoÄŸaçam – DuraÄŸan doÄŸrultusunda bir yol vardır.Bu yol DuraÄŸan Kervansaray’ına ugrar. Vezirköprü-YaÄŸbasan-Sarıyar ve (Gerze’nin Karakoyun Gürsüfet Çece Köyü) Gerze doÄŸrultusu çok zayıf bir ihtimalle düşünebilir.

Kastamonu, Taşköprü-Boyabat-Durağan-Vezirköprü doğrultusunda Gökırmak ve Kızılırmak kıyısı boyunca çok eskilerden beri giden bir yol bulunmaktadır.

İç Anadolu’dan Sinop’ a gelen yolların hepsi Vezirköprü-DuraÄŸan-Boyabat çizÄŸisinden geçmektedir.Sinop’ dan Anadolu’ ya da yollar bu çizgi üzerinden geçmektedir.Bu yollar Selçuklular ve Osmanlı’lar döneminde olduÄŸu gibi Cumhuriyet döneminde önemini koruyan tarihi yollar durumundadır.

DuraÄŸan-Çerçiler-Alaçam arasında bakımsız, dar, ham yol bulunmaktadır.Bu yolun geniÅŸletilerek asfalt yapılması durumunda DuraÄŸan İlçesi’ nin Orta Karadeniz ve oradan da DoÄŸu Karadeniz kıyılarına ulaşımı kısadan saÄŸlanmış olacaktır. Bu yol hem İlçe Merkezi hem de Çerçiler ve civarı köylerin halkı için çok önemlidir.

Kategorisi: DuraÄŸan0 Yorum

Eğitim Sağlık Spor

EÄŸitim

İlçemizde 1 Lise, 1 İmam Hatip Lisesi, 1 Sağlık Meslek Lisesi, 1 Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi Lisesi, Lise bünyesinde Süper Lise, 1 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, 4 İlköğretim Okulu, Çerçiler köyümüzde PİO, Beybükü DSİ PİO okullarımızın yanı sıra yakın köyler ilçeye taşımalı, uzak köylerimizin tamamında ilköğretim okulları mevcuttur.

Sağlık

İlçemiz Devlet Hastanesi 50 yataklıdır.Ameliyathane,Acil,Laboratuar ve Röntgen üniteleri bölge halkına rahatlıkla hizmet verebilecek kapasitedir.Yaklaşık 30.000 nüfusa hizmet veren bir sağlık kuruluşu olup çevre il ve ilçelere ulaşım sıkıntısı yoktur.

Ayrıca; Devlet hastanesinden ayrı olan Merkez saÄŸlık Ocağı, AlpaÅŸalı ve Çerçiler Merkez SaÄŸlık Ocağı Tabiplikleri’ de ilçe SaÄŸlık Grup BaÅŸkanlığına baÄŸlı olarak görev yapmaktadır.

Spor

İlçemizde Gökırmak Spor Kulübü dışında spor kulübü bulunmayıp Sinop 1.Amatör Kümede oynamaktadır.

Kategorisi: DuraÄŸan0 Yorum

DuraÄŸan’ın Ekonomik Durumu

İlçenin ekonomik durumunu geçim kaynaklarını şu başlıklar altında toplayabiliriz: Tarımsal Gelirler, Hayvansal Gelirler, Orman Ürünleri, Ticaret Gelirleri, Su Ürünleri ve Diğer Gelirler.
1. Tarımsal Gelirler
Tarımsal gelirleri ilçenin coğrafi durumuna göre iki kısımda inceleyebiliriz.

1- Sulu tarım ürünleri : Sulu tarım ilçenin Gökırmak ve arım çayı vadisinde yapılmakta olup arazinin tamamına yakın kısmında çeltik ekimi yapılmaktadır.Bunun yanında buğday, mısır, arpa gibi tahıllarda bu vadide yer alan köylerin kıraç arazisinde yetiştirilmektedir.

Bölgede sebzecilik halkın ihtiyacı kadar yapılmakta olup, bunun yanında meyvelerden elma,erik, dut,üzüm,ayva,incir yetiştirilir.Son zamanlarda şeftali yetiştirilmesi özendirilmektedir.

2- Kıraç arazi ürünleri : Kıraç araziyi oluşturan ormanlık köylerimizde ekilebilen arazi yetersiz olmakla beraber kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar buğday,arpa,yulaf,mısır gibi tahılların yanında fasulye,nohut,mercimek gibi baklagil çeşitleri yetiştirilmektedir.

Tarım ürünleri bu bölgemizde ilkel yöntemlerle yapıldığından halkın ihtiyacını zor karşılamaktadır. İlçemiz en önemli tarım girdisi olan çeltik üretimi son yıllarda makinalaÅŸmış olup, zirai ilaçlama ve fenli gübreleme ile yapılmaktadır.ancak üretim masrafları işçilik çok pahalıya mal olmaktadır. ÇeltiÄŸin riba (Kısabacak) Baldo, Karakılçık, rokka gibi yüksek verimli çeÅŸitleri üretmektedir. Yıllık çeltik rekortesi 400 ton civarında gerçekleÅŸmektedir. Bunun % 90′ına yakını ilçe dışı pazarlarda satılarak önemli bir gelir elde edilmektedir.

Çeltik ürününün destekleme alımı yapan geçici bir toprak mahsulleri ofisi vardır.Çeltik fiyatları oldukça dalgalı bir seyir izlediÄŸinden üreticinin % 70′inden fazlası ürününü gerektirdiÄŸi gibi deÄŸerlendiremez.
2. Hayvansal Gelirler
İlçede hayvancılık tarımdan sonra ikinci sırada yer alır. Büyük baÅŸ hayvanlardan inek,manda,at,eÅŸek ve katır beslenir.Küçük baÅŸ hayvanlardan koyun ve keçi bol miktarda beslenirken son yıllarda Orman idaresince keçilerin Orman’ da otlatılması yasaklandığından keçi beslemesinde önemli düşüşler olmuÅŸtur.

Kümes hayvanlarından tavuk, hindi genellikle kırsal kesimdeki ailelerde ve ilkel yöntemleri ile yetiştirilmektedir. Büyük baş hayvanlardan en fazla inek, manda, at ve eşek yetiştirilmekte olup bunlardan son yıllarda devlet desteğinde yerli inek ırkının ıslahına çalışarak daha fazla verim alınmaya ve ahır hayvancılığı yapılmaya başlanılmıştır.

Ülkemizde gelişen süt endüstrisine paralel olarak ilçemize yerli ırkların ıslahı ve ithal ineklerin temininde son yıllarda küçümsenmeyecek ölçüde devlet desteği temin edilmiştir. Modern besicilik bugün istenilen seviyede olmakla beraber 20 yıl öncesi ile mukayese edilmeyecek kadar mesafe kat edilmiştir.

İlçenin dağlık köylerinde tarım,öküz ve mandaların gücünden yararlanılarak yapılmaktadır. At, eşek ve katır binek hayvanı olarak kullanıldığı gibi yük taşımacılığında da hala önemini korumaktadır.

Hayvansal ürünlerin başında yün, yoÄŸurt, süt, peynir, yumurta ve keçi yapağı (kılı) gelmektedir. Bu ürünlerden yalnız yün, yapağı, yumurta ve hayvan derileri ilçe dışına satılmaktadır. DiÄŸer aileler tarafından tüketilmektedir. İlçemize en önemli girdiÄŸi canlı hayvan satımı saÄŸlanmaktadır. Son sayımlara göre ilçemizin hayvan mevcutları ise şöyledir. Merkez ve köyler dahil sığır ve manda toplamı 20.580, koyun ve keçi 43.000, tek tırnaklı 5.480, kanatlı 15.850 baÅŸtır. İlçemizde hayvancılık ıslah çalışması sun’i tohumlama yöntemi ile devam etmektedir.
3. Orman Ürünleri ve Ormancılık Faaliyetleri
Orman ürünleri ilçede halkın geçim kaynaklarından üçüncü sırayı almaktadır. İlçenin Gökırmak vadisi dışında kalan orman köylerinin halkının % 80′i geçimini orman işçiliÄŸi yaparak saÄŸlamaktadır. Genellikle Ormanlarımızdan çam,köknar ve kayın aÄŸaçlarından kereste ve odun elde etmede halkımızın bunların nakliyesinde ve kereste haline getiren atölyelelerde işçilik yaparak geçimlerini saÄŸlamaktadır.

Orman işletme Müdürlüğünce pazarlanan kerestecilik ve ağaç odun gibi ürünlerden de önemli bir girdi elde edilmektedir.Bunun yanında ormancılık alanlarında yetişen kuzu göbeği (höbelen), kanlıca mantarları ve salep vatandaşlar tarafından toplanıp pazarlanmaktadır.

İlçede Orman İşletme Müdürlüğü 23.09.1993 tarih ve 91/2225 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulmuştur. Bünyesinde Durağan, Adadağı, Aydoğan ve Altınkaya olmak üzere dört Orman İşletme Şefliği mevcuttur.
Koru Ormanı Baltalık Ormanı Ormanlık Saha Açık Alan Toplam Alan
44.151 19.578 63.729 31.876 95605
Durağan ormanlarında yetişen ağaç türleri :
a)Yapraklı Türler: MeÅŸe (Quecus Patrea – Quercus Cerris), Kayın (Fagus Orien tallis), Gürgen (Carpinus betulus),
b)İbreli Türleri : Sarıçam (Pinus Silvestris), Karaçam(Pinus Nikra), Kızılçam((Pinus Brutia), Göknar (Abies Nortmanniana), Ardıç(Juniperus)

Orman ürünlerini daha iyi değerlendirmek maksadı ile Bayat, Dodurga, Dereli, Yassıalan, Uzunöz, Gölalan, Kızılcapelit, Boyalıca ve Yukarıkaracaören Orman Kalkındırma Kooperatifleri kurulmuştur.
4. Ticari Gelirler
İlçede ticaret giderleri geniş bir boyutta değildir. Genellikle tüketim mallarının ticareti yapılmaktadır. İlçeden dışarıya tarım ürünlerinden çeltik (pirinç olarak), kuru fasulye satılır. Orman ürünlerinden kereste ve odun satılır. Hayvan ürünlerinden ise canlı hayvan ile yün, deri ve yumurta satılır.

Dışardan ise her türlü makine ve fabrikada da işlenmiş yiyecek ve giyecek maddeleri alınır, en çok ticaret komşu il Samsun ile yapılmaktadır. Bunun yanında İstanbul ve diğer illerle de ticari bağları bulunmaktadır.
5. Su Ürünleri
Son yıllarda baraj gölünden elde edilen balık üretimi de ilçenin önemli ticari girdisi haline gelmiştir. Balık üretimi ile ilgili su ürünleri kooperatifi kurulmuş olup, elde edilen balıklar yine komşu illere pazarlanarak baraj gölü çevresinde kalan halkın önemli geçim kaynağı oluşturulmuştur.
6. DiÄŸer Gelirler
İlçenin ekonomisine katkıda bulunan diğer gelirlerin başında ilçede kurulan dört adet çeltik işletme fabrikası vardır.Bu fabrikalarda ilçe de üretilen yan ürünleri kepek ve kırık hayvan yemi olarak hayvancılık yapanlara veya yem fabrikalarına verilmektedir. Çeltik kabuğu ise demir-çelik fabrikalarına hammadde olarak pazarlanmaktadır.Bunlardan başka bir adet tuğla ve kremit fabrikası olup ürettiği tuğla ve kremitin büyük bölümünü komşu illere pazarlamaktadır.

İlçede bir adet modern un fabrikası ile beş adet un değirmeni vardır.Bunlar buğdayı un ,arpa, çavdar ve yulafı hayvan yemi olarak işletmektedir.Köylerde elektrikle çalışan değirmenler mevcuttur.

Ormandan elde edilen kerestecilik tomrukları işleyen kereste atölyeleri mevcuttur.

İlçenin en önemli el sanatlarından çevrede baÅŸ örtüsü olarak kullanılan “çember” denilen dokuma ile yine adına kenam denilen ÅŸile bezine benzer keten dokuma yapılarak giysi olarak deÄŸerlendirilmekte ve çeÅŸitli iÅŸlemlerde kullanılmaktadır.Bunun yanında son yıllarda Halk EÄŸitim Merkezi Müdürlüğünün giriÅŸimleri ile halıcılık yaygınlaÅŸmıştır.

İlçe halkının büyük bir kısmı geçimini gurbetçilikle sağlamaktadır. Bir kısmı Almanya, Hollanda, Fransa, Libya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde işçi olarak geçimini sağlarken, bir kısmı büyük şehirlerde mevsimlik vasıfsız işçi olarak çalışmaktadır. Bunlarda kazandıkları döviz ve paralarla ilçemize girdi sağlamaya çalışmaktadırlar.

Kısacası ilçenin gelir düzeyi çevre ilçelerden daha düşük olduğundan her gün büyük kentlere göç vermekte, buda ilçenin ekonomik durumunu gün geçtikçe olumsuz yönde etkilemektedir.

Kategorisi: DuraÄŸan1 Yorum

DuraÄŸan’ın Turistik Mekanları

İlçenin yerleşim alanı tarih olarak çok eski tarihlere dayalı olduğundan ilçe adını aldığı DURAKHAN Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapı ve mimari estetiği bozulmadan restore edilmiş ve ilçe halkının hizmetine sunulmuştur.

Ayrıca bu hanın yanında tarihi en az han kadar eski olan ve iç mimarisi ağaç el oyma sanatı ile süslenen İsmail Bey Camii, Anıtlar Yüksek Kurulunca tescil ettirilen Anbar Kaya ve Terelek Kaya Mezarlarında turizm açısından görülmeğe değer tarihi sanat eserlerindendir.

Mesire yeri olarak İlçe Belediyesince yaptırılan Akkır ve Akbel çayı mevkiinde mesire yerleri, yeşilyurt mahallesi adadağı eteğinde yaptırılan mesire yeri, Orman İşletme Müdürlüğünce Buzluk Ormanı Akkaya Mevkiinde yaptırılan mesire yeri, Kaymakamlık Makamınca yaptırılan Boyalıca Köyü Doğasuyu mevkii mesire yeri, ilçe halkının hayırsever bir vatandaşımız tarafından yine Buzluk Ormanı Geyikardıç mevkiinde yaptırılan mesire yerinde ilçe halkı ve ilçemize dışardan gelen misafirlerce piknik yapılmakta , bu mesire yerlerinin yolları düzgün olduğundan ulaşım problemi yaşanmamaktadır.

Tarihî ve Turistik Yerleri

DuraÄŸan tarihi itibari ile çok eskilere dayanmaktadır. DaniÅŸmentliler’in Kızılırmak’ı aşıp Kastamonu’yu almalarından sonra DuraÄŸan Kastamonu yolu büyük bir önem kazanmıştır. PervaneoÄŸulları ve CandaroÄŸulları zamanında ise bu yol çevresinde bir iskan faaliyeti baÅŸlatılmıştır. İlk yerleÅŸim merkezi bugünkü DuraÄŸan İlçemizin 5 Km. Kuzeyinde Sakızören denilen mevkide kurulmuÅŸtur.Ancak zamanla yerleÅŸim merkezinde çıkan su halkın ihtiyacını karşılayamamıştır. Halk burasını terk ederek Gökırmak vadisine yerleÅŸmiÅŸ, bu faaliyetler PervaneoÄŸulları zamanında hızlanmıştır. İşte bu zamanlarda günümüzden 728 yıl önce Muinüd-din Süleyman Pervane tarafından Miladi 1265 (Hicri 644) yılında DuraÄŸan’ da bir Kervansaray yaptırılmıştır. Pervane Süleyman’ın yaptırmış olduÄŸu bu Kervansaray bütün ilgisizliklere raÄŸmen harabe görünümünde iken 1989 yılında baÅŸlatılan ve 1992 yılında tamamlanan aslına uygun restorasyon çalışmaları ile bugünkü durumuna getirilmiÅŸtir. Bu restorasyonun yapılmasında İlçemizin yetiÅŸtirdiÄŸi önemli ÅŸahsiyetlerden Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Sayın İsmail GÖKMEN’ in önemli gayretleri olmuÅŸtur.

DuraÄŸan Kervansarayı yapısı itibarı ile incelediÄŸimizde ÅŸunları söyleyebilir. Kervansaray’ın duvarları o zamanki inÅŸaata uygun olarak moloz, taÅŸ, kireç ve harçla yapılmıştır. Ortasından 22.5×14 metre ölçüsünde bir avlu vardır. Bu avlunun etrafında 13 oda sıralanmıştır.

Kervansaray’ın ön cephesinde durup giriÅŸ kapısına baktığımızda bu yapının gerçek bir Türk Mimarisine uygun bir sanat örneÄŸi olduÄŸunu görürüz. Hiçbir tutucu malzeme (Kireç,Haraç vb.) kullanılmadan kapının üst kemerinin günümüze kadar gelmesi, Türk Mimarının kurmuÅŸ olduÄŸu geometrik dengeyi simgeler.Kapıdan iç avluya geçtiÄŸimizde saÄŸ ve sol tarafta olmak üzere diÄŸer odalardan farklı iki oda görülür.Bu iki odanın kullanış amaçları diÄŸerlerinden farklı olduÄŸu anlaşılır.

Bu bölümdeki odalar incelendiÄŸinde inÅŸaatta kullanılan tuÄŸlaların bir kuÅŸak vazifesi gördüğü ve duvarların kalınlığı dikkat çekmektedir. Odalarda gerekli aydınlatma ve havalandırma saÄŸlamak için birer mazgal deliÄŸi açılmıştır. Odaların tavanlarının beÅŸik örtüsü ÅŸeklinde oluÅŸu ise ses dağılımı üzerinde etkilidir. Bu haliyle Kervansarayın birinci bölümündeki odalar konaklamak için uÄŸrayan yolcuların dinlenme yeri olarak kullanılmıştır. Kervansaray’ ın bu bölümünün yatakhane olarak deÄŸerlendirildiÄŸi de düşünülebilir.

Bundan sonra II. bölüm dediÄŸimiz ve giriÅŸe göre Kervansaray’ın sağında yer alan kısmına geçilir. Bekir BAÅžOÄžLU “Boyabat Tarihi” isimli eserinde bu kısım ibadethane olarak deÄŸerlendirilmektedir. Bu bizce de gerçeÄŸe en yakın olan deÄŸerlendirilmektedir. Bu bizce de gerçeÄŸe en yakın olan deÄŸerlendirmedir. DuraÄŸan halkından yaÅŸlı kimselerin vermiÅŸ oldukları bilgilerde bunu doÄŸrulamaktadır. DuraÄŸan Kervansaray’ı zamanın en modern tesislerinden biri olarak yapılmıştır. Dinlenme salonu, yatakhane bölümü, aÅŸevi, mescit ve hamamı ile bir bütün olarak yapılan bu Kervansaray’ın yukarıda sözünü ettiÄŸimiz ibadet hane bölümünden sonra hamam bulunmaktadır.Bu ise Türk Milletinin temizliÄŸe verdiÄŸi önemi göstermektedir. Gerçekte günümüzde bile Türk Milletinin tarih hamamları avrupalı turistlerin çok ilgisini çekmektedir.

Kervansaray’ ın hamamından geriye İsmail Bey Camii’nin DoÄŸusunda Camiiye 5 metre mesafede sadece bir duvar kalmıştır. Hamamda mescide açılan bir kapının da bulunduÄŸu bilinmektedir.

Kervansaray’ın giriÅŸinde bir kitabe vardır.Ancak bu kitabe zamanla düşmüştür. Kaybolmaması için İsmail Bey Camii’nin giriÅŸ kapısı üzerinde yerleÅŸtirilmiÅŸtir.Böylece korumaya alınmıştır. 1989 yılında baÅŸlanan restorasyon çalışmaları sırasında hitabe buradan alınarak asıl yeri olan Kervansaray’ın kapısına aslına uygun olarak yerleÅŸtirilmiÅŸtir.

Bekir BAÅžOÄžLU “Boyabat” isimli kitabında bu kitabenin “Hasan AÄŸa” adında bir Nahiye Müdürü tarafından okuduÄŸunu belirterek kitabede yazılan bilgileri ÅŸu ÅŸekilde belirtmektedir:
1- Emre bi imareti hazin – i Han İl menrure fi eyyami Devlet -iz Sultan.
2- El a’zam ÅžehinÅŸah ile muazzam itibar üd-dünya ve’ddin Ebül Fatih Teyhüsrev.
3- El isfehar i-muazzam Melik-i Mülük İl-Ümera vel-vüzera emin üd Devleti ve’ddin avn ül-islam.
4- Perdvenetü A’zam Süleyman ibnü Ali a’lellahü ÅŸenehü nazara ehell ül abdi aakarühüm güher başübnü Abdillahfi zilhicce sene erbaun , sittine ve sittemiye

Arapça olarak mermer taşına yazılan bu kitabenin tercümesi şu şekildedir;
İslamın ve Müslümanların dinin ve devletin yardımcısı vezir, emir ve meliklerin meliki dünyanın ve dinin itibarı Fatih’ler babası Ulu Sultan Keyhüsrev’in emriyle bu Kervansarayı (644 H.) yılında büyük Pervane Süleyman bin Ali yaptırmıştır. İnÅŸaatı kulların fakiri KühürbaÅŸ Bin Abdullah nezaret etmiÅŸtir.

Terelek Kaya Mezarı

DuraÄŸan Köklen Köyü Kemerbahçe Mahallesi sınırları içinde (GökdoÄŸan-Kemerbahçe arasında) bulunmaktadır. Terelek Kaya mezarının ilk defa 1944 yılında Ahmet GÖKOÄžLU adında bir araÅŸtırmacı görüp incelemiÅŸtir. Terelek Kaya mezarı çok yüksek bir yerde olup, bulunduÄŸu Gökırmak vadisine hakim durumdadır.Mezarın ön cephesi üç sütundan oluÅŸmaktadır. Her sütun yükseldikçe incelenmektedir. Mezarın ön cephesindeki sütunların üzerinde kabartma kompozisyonları vardır. Bir insanla aslan’ın mücadelesini konu alan resmin sol yanında boynuzlar arasında bir insan başı görülmektedir.
Terelek Kaya mezarının girişi kare şeklindeki kapıdan oluşmaktadır. Duvar ve tabanları dardır. Solda ve arkada iki ölü sediri yapılmıştır. Sedirler birleşik olup yükseklikleri 30 cm.dir.Bazı kaynaklarda bu yapının hititlere, bazı kaynaklarda ise Paflogonyalılara ait olduğu belirtilmektedir. Terelek Kaya mezarının M.Ö 7. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Ambarkaya Mezarı

Durağan-Vezirköprü karayolu üzerinde Karadeğin Köyü yakınında olup ilçe merkezine 5 Km mesafededir. Mezar odasının kapısı dikdörtgen şeklindedir. Mezara girildikten sonra sağ tarafta bir ölü sediri görülür.Mezarın duvarları dik olup, tabanı kubbe şeklindedir.İşleme ve yontma usulü bakımından çevredeki diger kaya mezarlarına çok benzemektedir. M.Ö 6. Yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Mezar hakkında yeterli bilimsel bir ipucunun bulunmaması bu konudaki bilgilerimizi sınırlı tutmaktadır.

İsmail Bey Camii

Kasabanın en büyük ve en eski camiidir. Osman oÄŸulları zamanında yapılmıştır.DuraÄŸan, Kervansaray’ının hemen yanındadır.Camii’nin kitabesinden edinilen bilgilere göre 1283 hicri, 1867 miladi yılında yapılmıştır. 1943 yılında depremden zarar görmüş ve adı İsmail olan bir usta tarafından onarılmıştır.Bu tarihten sonra camii, İsmail Bey Camii diye anılmaya baÅŸlanılmıştır.

Kervansaray’ın kitabesinde bu onarım esnasında cami-inin giriÅŸ kapısı üzerine yerleÅŸtirilmiÅŸ ancak, 1989 yılında Kervansaray’ın restore çalışmaları sonucu kitabe buradan alınarak Kervansaray’ın kapısına yani orijinal yerine konulmuÅŸtur. Caminin kapısı, minberi ve kürsüsü aÄŸaç kabartma ve oyma tekniÄŸi ile yapılmıştır. Çok süslüdür. Camiye daha sonra son cemaat yeri ilave edilmiÅŸ ve çatı ile önceden ahÅŸap olan minare yıkılıp, beton arma olarak yeniden yapılmıştır.

Kalfet Camii

Buzluk mevkiinde bulunan Kalfet Camisinin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Çevresindeki köylerin toplanıp Cuma namazı kılmaları için inşa edilmiştir.Çevrenin en eski yumru ağaçtan yapılmış camisidir.İbadete kapalı olup harabe halindedir.

Yağbasan Türbesi

CandaroÄŸulları zamanında 1395 tarihinde yapılmıştır. YaÄŸbasan Köyü alan mahallesindedir. Dört köşe bir temel üzerinde kurulan türbesinin tavanı kubbe biçimindedir. İnÅŸaatında taÅŸ, kireç ve kum kullanılmıştır.Türbenin doÄŸuya açılan dar bir kapısı vardır. Eski görünüşe sahip olmayan türbenin, kubbe bölümünün bir kısmı yıkılmış olup, içinde bir mezar bulunmaktadır.Türbede iki tane kitabe vardır.Bu kitabelerde dört kiÅŸinin adı geçmektedir. Bunlardan birincisi Süleyman Bey, İkincisi Emir’ül Kebir adını alan Hasan Bey ve diÄŸer ikisi de Hasan Bey’in kardeÅŸleri Polat ve KutluÅŸah Beylerdir. Türbenin bir kilometre batısında sarı Saltuk Bey, 3 Km Batısında Polat Bey’ in mezarları bulunmaktadır.Bu mezarlarda kitabeye rastlanmamıştır. Ayrıca YeÅŸil kent, YeÅŸilyurt, Hacı Mahmutlu,(Erenler) ve Sofular Kışla Mahallesinde (Sinan dede) türbeleri mevcuttur.

Buzluk Mağarası

İlçenin 10 km Kuzeyinde ve daÄŸlık bölgededir. Burada Orman İşletme Müdürlüğü’nün binaları bulunmaktadır.Buzluk MaÄŸarası Dağı’nda kayalık bir mevkide tabi olarak “karstik erimeler” sonucunda oluÅŸmuÅŸtur.
MaÄŸara yer altında olduÄŸu için çok karanlıktır.MaÄŸarada müthiÅŸ bir hava akımı bulunmaktadır. Bu nedenle maÄŸaraya ancak el feneri ile inmek mümkündür.MaÄŸaranın derinliÄŸine bir müttet indikten sonra odaya benzer yerler mevcuttur.Buralarda tabi halde olmuÅŸ buzlar bulunur.Yaz aylarında da hava akımı daha fazla olduÄŸu için buz oranı da buna baÄŸlı olarak artar.Buz dolapları bölgede kullanılmaz iken buradan buz çıkarılarak yaz aylarında içme sularını soÄŸutmada kullanılırdı. 1960 ‘ lı yıllara kadar çıkarılan buzlar ilçe merkezine getirilir ve pazarlarda satılırdı.
 

Bugün, burası ve çevresi ile birlikte düzenlendiğinde turistik bir yer olabilecek özelliğe sahiptir. Yazın sürekli gidilen bir mesire yeri durumundadır.Soğuk, sertlik derecesi normal, çok iyi içilebilen bir suyu ve çok temiz havası vardır.

Mesire Yerleri

Altınkaya baraj gölü çevresi mavi ile yeÅŸili iç içe yaÅŸadığı güzel bir mesire yeridir. Buzluk Ormanı, Gömlek Ormanı, Yassıalan ‘da doÄŸa suyu Geyikardıcı, DuraÄŸan Göleti ve Yukarıkaracaören Göleti diÄŸer önemli mesire yerleridir. Buralarda mesire ve dinlenme tesislerinin yakın gelecekte kurulması bölge halkını mutlu edecektir.

Yerel Bir Hikâye

Dede Korkut hikayelerine benzer bir hikaye anlatılır. DuraÄŸan’da adı da “Yılan öyküsü”dür. Efsane şöyle baÅŸlar:
Bir kıza günlerden bir gün yılan dadanmış.
Kız söylemiş.
Anama söyleyin.
Salsın eline alsın yılanı.
Anası da demiş.
Salaman elimi, alaman yılanı
Elsiz kalamam, kızsız kalırım.
Kız söylenmiş.
Babama söyleyin
Salsın elini alsın yılanı,
Babası söylenmiş,
Salamam elimi, alamam yılanı
Elsiz kalamam kızsız kalırım.
Nihayetinde kız sevdiği oğlana seslenmiş:
Söyleyin sevdiğime
Salsın elini , alsın yılanı.
Sevdiği söylenmiş:
Salarım elimi, alırım yılanı.
Elsiz kalırım yarsız kalamam, demiş ve yılanı almış.

Kategorisi: DuraÄŸan0 Yorum

DuraÄŸan’ın İklimi ve Bitki Örtüsü

İklimi :

İlçe Karadeniz kıyılarında hüküm süren Karadeniz iklimi ile iç kısımlarda hüküm süren karasal iklim arasında bir geçiÅŸ iklim hakimiyeti altındadır.Yazları fazla yağış olmaz nispeten kurak geçer, kışlar ise çok soÄŸuk deÄŸildir. İlçe merkezinde rakım 220 m’dir. Çevre köylerde rakım yüksektir. 1400 m yükseklikte köyler mevcuttur.Buralarda kış mevsimlerinde kar yağışı yoÄŸundur. İlçe merkezinde ise yağış kardan ziyade yaÄŸmur ÅŸeklinde görülür. Kış aylarında sıcaklık 0 C’ nin altına pek az düşer.Gün olarak 5-10 günü geçmez. İlçe merkezinin etrafı (Güney-Kuzey) daÄŸlarla çevrili olduÄŸundan Kuzey’ den ve Güney’ den gelen hava akımlarından fazla etkilenmez. İlçede her ne kadar Karadeniz iklimi bölgesinde ise de; bu iklimin gerçek özelliklerini göremeyiz. Karadeniz- İç Anadolu karma yağış tipi görülür. En çok yağış ilkbaharda alınır. İlkbahar erken gelir, her taraf birden yeÅŸerir.

Sonbahar mevsimi ilçenin ikinci derece yağış mevsimidir. Yıllık yağış ortalaması 800 mm’ dir.Türkiye’nin orta derecede yağışlı yöreleri içerisinde yer almaktadır.Konfeksiyon ( Yükselim) ve depresyon (cephe) yağışlar görünmektedir. İlçede esen rüzgarlar daha çok batı rüzgarlarıdır. Nem oranı Altınkaya barajı Gölü etkisi ile son yıllarda önemli ölçüde artmıştır.

Sıcaklık, yükseklik, yer ÅŸekilleri ve karasallık gibi nedenlerle deÄŸiÅŸiklik gösterir.Yıllık sıcaklık ortalaması 8 C’ dir.Bu sıcaklık Ocak ayında 0 – 5 arasındadır, Temmuz ayında 15-20 C arasında deÄŸiÅŸmektedir.

Görüldüğü gibi iklim yaşama şartlarına ve bitki örtüsünün oluşumuna engel olarak uygundur.Bugüne kadar bilinen en etkili kuraklık 1994 yılında görülmüştür.

Bitki Örtüsü :

İlçe merkezi ve yakın çevresi genel olarak yeÅŸillikleri kaplıdır.Bu nedenlerle ilçeye ” YeÅŸil DuraÄŸan” ismi de verilmiÅŸtir.İlçenin güney ve güney batısında bulunan Adadağı’nda aÄŸaçlandırma çalışmaları tamamlanmış olup, genç bir orman görümündedir.Vasıfsız orman niteliÄŸini taşıyan yerlerde aÄŸaçlandırma çalışmaları sürdürülmektedir. 1993 yılına kadar toplam 25.130.000 M2′lik alan aÄŸaçlandırılmıştır.

Buzluk,Soyuk Karatepe ve Gümlek Dağlarından kereste temin edilmektedir. İlçe halkının yakacak ihtiyacı da odun olarak bu ormanlardan karşılanmaktadır.

Ormanlık bölgelerde, çam ağaçları birinci sırayı alır.Ağaç türlerinden yapraklı olarak meşe, kayın ve gürgen, İbreli olarak da sarı çam , karaçam, köknar ve ardıç türleri bulunmaktadır. Ormansız yerlerde çıplak araziye pek rastlanmaz.Karadeniz bölgesine has bodur ağaçlar ve çalılıklar vardır.Genel olarak her taraf yeşil bir bitki örtüsü ile kaplıdır. Bu durum İlçeye tabi bir güzellik vermektedir.

Kategorisi: DuraÄŸan1 Yorum

DuraÄŸan’ın CoÄŸrafi Durumu

DaÄŸlar

İlçenin yüz ölçümü 910 Km2′ dir. Arazinin % 80′i dağınıktır. Bölgede Kuzey Anadolu sıra daÄŸları içerisinde yer alan, isfendiyar ve doÄŸu ılgaz daÄŸlarının uzantıları olan ve bölÄŸesel isimle anılan daÄŸların bazıları şöyledir. İlçe merkezinin Güneyinde Adadağı, Kuzeyinde Buzluk, DoÄŸusunda Soyuk – Karatepe ve Gümlek DaÄŸları bulumaktadır. DaÄŸların yüksekliÄŸi 500 -1451 m arasında deÄŸiÅŸmektedir. En yüksek yer 1451 m ile Çorakyüzü köyü mevkisinde bulunan (DEDEMİN) tepesidir. DiÄŸer tepeler ve yükseklikleri ise şöyledir.

Yaylalar ve Ovalar

Yaylalar : YeÅŸilyurt köyü çevresinde Kuzuluk Çalı, Yaylı Çal, ev Çalı; Kaplangı ve AÅŸağıalınca köyleri çevresinde Takir; Dereli Köyünde, Kalfet; Hacımahmutlu Köyü çevresinde Karapınar, Karakütük ve HatipoÄŸlu Yayaları, Yassıalan Köyü’nün üst kısmında mezarlık mevkiinde Bozarmut Yaylası bulunmaktadır.

Ovalar : Dağlar arasında küçük düzlükler halinde ve Kızılırmak ile Gökırmak Vadileri üzerinde bulunmaktadır.Irmakların iki tarafından dar bir şerit şeklinde ve köylerin adları ile anılan Ovalar en verimli olanlarıdır.İlçe merkezinde Karayazı, Başgezek ve Çayırovası : Köylerde Dağdelen, Akçabük, Yandak, Yalnızkavak , Yeşilkent, Hacıoğlan,Alpaşalı ve Karadiğin ovaları sulanabilen verimli ovalarıdır. Kızılırmak Vadisinde buluna Gökdoğan, Köklen, Çöve, Boyabükü, Yoğunpelit ve Beybükü ovaları Altınkaya Baraj Gölü sahası içerisinde kalmıştır.
Akarsular ve Göller

Akarsular : İlçenin önemli akarsuları Kızılırmak ve bu ırmağın kolu olan Gökırmak’tır.Gökırmak Kastamonu İli sınırları içinde doÄŸup DuraÄŸan İlçe merkezinin 6 Km doÄŸusunda GökdoÄŸan Köyü yukarı Mahallesinin tam karşısında Kızılırmak’ la birleÅŸmektedir. Ancak bugün burası Altınkaya Baraj Gölü sahası içinde kalmıştır.Göl suları yazın çekildiÄŸinde birleÅŸme yine burada olmaktadır.İlçenin can damarı Gökırmak’tır.İlçe’ de bunlardan baÅŸka Ardım Çayı, Felek Çayı, Kanlı Çay, Sırnık Çayı, Akbel Çayı, ÇayaÄŸzı Çayı ve Ümerik Çayı gibi yaz aylarında kuruyan, kışın ve İlkbahar mevsimlerinde Gökırmak’ı besleyen çaylar bulunmaktadır.
Göller : İlçenin tabi gölleri yoktur.Baraj Gölleri ve Göletleri vardır.Bafra İlçesi sınırları içinde kurulan Altınkaya Barajı, Kızılırmak Vadisi boyunca ilçemizin YoÄŸunpelit, Salarkolu, Boyabükü, Çöve, Köklen, Kemerbahçe, YaÄŸbasan, GökdoÄŸan ve Beybükü köylerine ait arazilerini kaplayarak ilçe merkzi sınırına kadar sun’i bir göl oluÅŸturmuÅŸtur.

İlçenin Kuzey doÄŸusunda Karayazı Ovasını sel taÅŸkınlarına karşı koruma ve sulama amaçlı DSİ tarafından yapılan DuraÄŸan göleti bulunmaktadır.Yukarıkaracaören’ de de arazi sulama amaçlı gölet vardır.

İlçemiz Güngören (Kepez) Köy sınırları içinde Kızılırmak üzerinde Altınkaya göl sahasını korumak ve elektrik üretim amaçlı kepez barajı inşaatı ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.Baraj gövde inşaatının bulunduğu yer Durağan İlçesine bağlı yer Durağan İlçesine bağlı Güngören (Kepez) köy sınırları içerisindedir.

İlçemiz Sınırları İçinde Bulunan Büyük Barajlar

İlçemiz sınırları bulunan Kızılırmak ve onun büyük bir kolu olan Gökırmak nehirleri su potansiyeli olarak bölgemize büyük imkanlar sağlamaktadır. Kızılırmak üzerinde yapımı tamamlanmış olan Altınkaya Barajının Gölü ilçemize ekonomik bir canlılık sağlamıştır. Balıkçılık kooperatifleri geliştirilerek balıkçılık teşvik edilmiş ve bir çok ailenin geçim kaynağı durumuna gelmiştir.Baraj gölünde amatör olarak avlanabilen balık türleri Yayın balığı, Sazan, Kefal çok nadir olarak da Levrek balıklarıdır.Altınkaya baraj gölü bölgemiz iklimini müspet olarak etkilemiş ve yağışlar ile bitki örtüsüne canlılık kazandırmıştır.Aynı şekilde yer altı sularının da zenginleşmesini sağlayarak tarımdaki verime katkı sağlamıştır.

Mavi ve Yeşilin iç içe yaşadığı bu doğa harikasından insanlarımızın istifade edebilmesi için mesire ve dinlenme tesislerinin yakın bir gelecekte kurulması ayrıca bölge halkını mutlu edecektir.
 

Kategorisi: DuraÄŸan0 Yorum

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12
<