DİOGENES (DİYOJEN)

DİOGENES (DİYOJEN)

Diogenes

Sinop’ta doğdu. M.Ö. 412-323 yılları arasında yaşadı.Yunan filozoflarındandır.Babası kalp para basmaktan mahkum olunca Atina’ya gitti.Felsefe öğrenimi yaptı.Sade bir hayat sürdü.Onun, elinde fenerle gündüz Atina sokaklarında dolaşırken görenlere : “Adam arıyorum.” demesi; birgün güneşlenirken karşısına dikilip “Dile benden ne dilersen.” diyen Büyük İskender’e : “Gölge etme, başka ihsan istemem.” cevabı ünlü sözlerindendir.Onun felsefesine göre erdem, her şeyden üstündür.İnsanın kendine egemen olması erdemlerin başıdır.

AHMET MUHİP DRANAS

AHMET MUHİP DRANAS

ahmet muhip dranas

1909’da Sinop’ta doğdu.İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunudur.Ulus Gazetesinde, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinde, CHP Genel Merkezinde, Çocuk Esirgeme Kurumu Yayın Müdürlüğünde çalıştı.Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı, milletvekili oldu.
Şžiirleri ve Tiyatro eserleriyle tanındı.Bireysel ve estetik bir şiir görüşüne bağlıdır.Şžiirlerinde taze bir duygululuk; ses, biçim güzelliği ve sağlam bir dil yapısı görülür.Hece ölçüsünü kullanarak yeni bir şiir kompozisyonu içerisinde dilimizin özlüğüne ulaşır.
İlk şiiri Milli Mecmuada çıktı.Daha sonra Servet-i Fünun, Varlık, Çığır, Ağaç, Gündüz, Yücel, Oluş, Ülkü, Şžadırvan dergilerine yazdı.O Böyle İstemezdi adlı şiir kitabı ve çevirileri vardır.

YUSUF KEMAL TENGİRŞžEK

YUSUF KEMAL TENGİRŞžEK (1878-1969)

yusuf kemal tengirşek

Babası Durağan – Çampaşasakzı köyünden Hasan Raci, annesi Boyabat Eşrafından Hacı Yusuf’un kızıdır.
Yusuf Kemal, babası İstanbul’da bulunduğu sırada 1879 yılında, kendi ifadesi ile, karpuz mevsiminde Boyabat’ta doğmuştur.Babası çeşitli yerlerde kadılıklarda bulunmuş, o, daha çok annesinin yanında ve o’nun eğitim ve tesiri altında kalmıştır.
Babasının kadı bulunduğu, Taşköprü rüştiyesini birincilikle bitirmiş, İstanbul’da bulunan ağabeyisinin yardımı ile de paralı olan “Nümunel Terakki” okuluna kaydolmuştur.Sınıfının birincisi olan Yusuf Kemal’den okul idaresi bu başarısına karşılık ücret almamıştır.Daha sonraları içinde asker olma hevesi ateşlenmiş, 1891 yılında Fatih Askeri Rüştiyesi dördüncü sınıfına girmiştir.
Kuleli Askeri Lisesinin son sınıfında iken, av esnasında, bir dereden geçerken tüfeği patlamış, eli ve parmakları yaralanmış, verilen rapora göre de Tıbbiye İdadisine nakledilmiştir.
Askeri tıbbiyede parmaklarında bir hareket görülmediğinden ve siyasi işlere de karıştığından okuldan çıkarılmıştır.
Tahsilden ayrılan Yusuf Kemal memleketi olan Boyabat’a dönmüş, bir müddet maliyede memurluk yapmıştır.O’nun sönmeyen okuma hevesi çevresinin ilgisini çekmiş, yakınlarının yardımı ile İstanbul’a giderek hukuk tahsiline başlamıştır.
Tahsilini bitiren ve İstanbul’da avukatlık eden Yusuf Kemal, az zamanda iyi para kazandığını hatıratında anlatır.
İkinci Meşruiyetin ilanı ile Kastamonu’dan Milletvekili seçilmiş, 31 Mart Vakasından sonra Fransa’da doktora yapmış, ikinci doktorasını yapmak üzere ingiltere’de bulunduğu sırada İkinci Dünya Savaşı başladığından Türkiye’ye dönmüştür.
Bir eli sakat olduğu için silah altına alınmamış, Adliye Nazırlığında memuriyete girmiş, burada müsteşarlığa kadar yükselmiştir.Son Osmanlı meclisine yine Kastamonu’dan milletvekili seçilmiştir.Bu meclisin kapatılması ve üyelerinin yakalanarak Malta’ya sürgün edildiği sırada Ankara’ya geçmiş ve İlk Büyük Millet Meclisi Hükümetinde İktisat Bakanı Olmuştur.
Atatürk tarafından Rusya’ya gönderilen Yusuf Kemal, Moskova Anlaşmasını imzalamış, Türkiye’ye silah ve para temininde hizmeti görülmüş ve Hariciye Bakanı olmuştur.İstiklal Savaşı sonuna kadar bu bakanlıkta bulunmuş, İsmet Paşa’nın Lozan’a, Hariciye Bakanı Olarak Gitmesi için Bakanlıktan istifa etmiştir.
Cumhuriyet devrinde bir ara Adalet Bakanlığında bulunmuş uzun yıllar iktisat profesörlüğü yapmıştır.
1946 seçimlerinde Demokrat Parti listesinden Sinop milletvekili seçilerek meclise girmiştir.Millet Partisinde çalışmış, Kurucu meclisin en yaşlı üyesi olmak şerefini kazanmıştır.
Yurda ve millete bir sürü hizmetten sonra (1969) yılında İstanbul’da vefat etmiştir.Evli, çocuksuzdur.

RIZA NUR

RIZA NUR (1879-1942)

Rıza Nur

Hekimliğe, edebiyata, özellikle Türk tarihine ilişkin eserleriyle tanınmıştır.Sinop’ta doğdu.Askeri Tıbbiyeden Yüzbaşı Doktor olarak çıktıktan sonra Tıp Fakültesinde öğretmenlik etmiştir.1908’de İstanbul Meclisine, Kurtuluş Savaşından sonra da Ankara Büyük Millet Meclisine milletvekili seçildi.Sağlık Bakanı oldu.Dışişleri Bakanlığı görevine vekalet etti.1921’de Ukrayna’yla Harkov antlaşmalarının yapılmasında delege sıfatıyla bulundu.Lozan Barış Antlaşmasına ikinci delege olarak katıldı.1924’ten sonra politikadan çekilerek Paris’te tarih ve edebiyat araştırmalarıyla uğraştı.Elli iki eseri vardır.On dört ciltlik Mufassal Türk Tarihi basılmıştır.
Sinop’taki büyük evini Milli Eğitime bırakmıştır.Bir Bölümü Rıza Nur Kütphanesi olarak kullanılmaktadır.

İSFENDİYAR BEY

İSFENDİYAR BEY (?-1440)

1365’te Sinop Beyi olmuştur.1402 yılında Yıldırım Beyazıt Timur’a yenilince İsfendiyar Bey, ülkesinin sınırlarını genişletti.Kastamonu, Kalecik, Tosya ve Çankırı’yı aldı.

SEYDİ ALİ REİS

SEYDİ ALİ REİS (?-1562)

Büyük Türk Denizcisi, bilgin ve şair olan Seydi Ali Reis, XVI. yüzyılın kişilerindendir.Şžiirlerini Katibi takma adıyla yazmıştır.Uzun ve maceralı gezisini Miratülmemalik adıyla yazdı.Muhit ve Miratülkainat adlı iki eseri daha vardır.Ali Kuşçu’nun astronomiye ilişkin bir eserini Türkçeye çevirmiştir.

KEMALETTİN SAMİ PAŞžA

KEMALETTİN SAMİ PAŞžA (?-1934)

Birinci Dünya Savaşıyla Kurtuluş Savaşında yararlıklarıyla tanınmış değerli komutanlarımızdandır.Balkan Savaşında sağ kolunu yitirdi.Birinci Dünya Savaşının çeşitli cephelerinde yiğitçe çarpıştı, on üç yerinden yara aldı.Kurtuluş Savaşında yine büyük bir atılganlıkla savaşlara katıldı, 22 yerinden yaralandı.Anadolu savaşlarının hemen hepsinde bulundu.İzmir’e yürüyen Kolorduya komuta etti.Zaferden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisine Sinop milletvekili seçildi.Sonra Berlin Büyükelçiliğine gönderildi.Mısırlı prens Abbas Hilmi Paşanın kııyla evliydi.1933’te Almanya’da trafik kazasında başından yaralandı, iyileşti.Bir yıl sonra mide ameliyatında hayata gözlerini yumdu.Cenazesi İstanbul’a getirildi.

CELALETTİN BEYAZIT

CELALETTİN BEYAZIT (?-1385)

1336’da Sinop tahtına geçti.Çok zeki bir devlet adamıydı.Mezarı Büyük Cami avlusundaki İsfendiyaroğulları türbesi içindedir.

Durağan

Durağan :Anadolu yarım adasının kuzeyinde Karadeniz Bölgesinin Batı bölümünde yer alan Sinop İlinin bir İlçesidir. Matematiksel konumu olarak 35-36 doğu meridyenleri (Boylam) ile 41-42 Kuzey paralelleri (Enlem) arasında yer alır.İlçe Merkezi alüvyonlu toprak ile kaplı olup Gökırmak Vadisi üzerindedir. Jeolojik yönden toprak 3. zamana aittir.İlçe merkezinin Sinop’ a uzaklığı 120 Km’ dir.Boyabat-Vezirköprü-Havza karayolunun 26 Km’ sinde, bu yolun iki tarafında Saraydüzü-Karğı yolu ile keşiştiği kavşak üzerinde kurulmuştur.Kızılırmak’ın en büyük kolu olan Gökırmak, şehrin içerisinden akmaktadır.İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği (Rakımı) 220 m’dir.

Durağan, kuzey’de Dikmen-Alaçam, doğuda Alaçam-Vezirköprü, güneyde Vezirköprü, batı’da Saraydüzü ve Boyabat İlçeleri ile çevrilidir. İlçeye bağlı toplam 65 Köy ve merkez mahallelerle birlikte 69 muhtarlık bulunmaktadır.

2008 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine Göre;

Durağan’ın Merkez Nüfusu: 7.332

Durağan’ın Köylerinin Nüfusu: 15.176

Durağan’ın Toplam Nüfusu: 22.508

Kaymakam Turgay Hakan BİLGİN
Tel 416 10 01
Faks 215 03 20
E-Posta  
Web  
 
 
Belediye Başkanı: Ali DALKILIÇ
Tel 416 10 09
Faks  
E-Posta  
Web  
 
 
Yüzölçümü: 1103 Km2 
Kuruluş Yılı: 1954
Köy Sayısı: 69
Toplam Nüfusu: 22.508

GAZİ ÇELEBİ

GAZİ ÇELEBİ (? – 1322)

Sinop’ta doğdu.Sinop hükümdarlarındandır.Ruslara, Çerkeslere, Cenevizlilere ve Rumlara karşı başarılı deniz savaşları yaptı.Türbesi bugün müze olarak kullanılan binanın içinde bulunan sağ taraftaki bahçededir.